|
Hegel'in köle-efendi
metaforuna dayanan Marx’ın emek formülasyonunda bilinç, insanın nesne üzerindeki
dönüştürme becerisine yani emeğe dayanır. Yani insan kendini emeğinde,
dönüştürme becerisinde, üretiminde keşfeder.
Dizgeci felsefenin son temsilcisi Hegel, bütünsel
anlayışı ile felsefeleri uzlaştırır, bir döneme son noktayı koyar. İçinde
bulunduğumuz modern çağ Hegel’in düşünsel evreninde geçmektedir.
Bilincin Fenomolojisi’ndeki önemli nokta dolayımsız bir
bilginin olmadığıdır. Her taş bir diğerinin üstüne düşer, her gelişim bir
oluşumu içerir. Hayatımızı saran ‘terslikler’ aslında gelişimin işaretleridir.
Hegel bilincin gelişimini basamaklara ayırır. Bir
basamaktan diğerine geçebilirsiniz. Ancak tam anlamıyla ondan kopamazsınız.
Bilinç her basamakta birden bulunabilir. İlk basamak duyusal pekinliktir. Bilinç
nesneyi tanır ve kendini nesnede bulur. Ancak nesnenin doğruları sayısızdır.
Değişim mutlak bilgiyi imkansız kılar.
Bu yüzden bilinç değişmeyenin
ve gözleyenin
her zaman kendisi olduğunu fark eder.
Tüm nesnelerin kendisi için olduğuna inanır. Ben-Tanrı felsefesinin dolayımlı
görüntüsü içine girer.
Hegel’e göre duyusal pekinlik, pozitif bilimlerin
yoludur. Ama gerçeğin tamamlanması için felsefi bilgi gerekir. Duyusal pekinlik
içinde bilinç, bir pozisyondan diğerine atlayarak, daimi bilgiyi arar. Ancak gün
dediği bir zaman sonra geceye dönüşür. Huzuru mutlak bilgide bulması için
özbilinç safhasına geçmesi şarttır. Bilim, hata yapmaktan korktuğu için
kategoriler ve var sayımlar üstüne gelişir. Ancak hata yapmaktan korkmak,
hayattan korkmaktır
Hegel’in ilaç bilgilerinden biridir bu. Çelişkileri
aşmayı öğrenirken, hayatı keşfedersiniz. Çelişkiler zaruridir. Olumsuzlama,
sentezin ilk adımıdır. Gerçekten de, zihninizde tartışan ikilikler, insanlığın
kesin cevap koyamadığı tartışmalarıdır. Bu, cevabın yok olduğu anlamına gelmez.
Sadece bu evrede bir cevap yoktur. Ancak çelişkileri aşarken, bütünlersiniz. Ve
hayatın ta kendisi ile büyülenirsiniz.
Modernist çağın düşünürleri, bu çağı karmaşık
duygularla, korku hissiyle de karışmış bir keyif ve huşu ile karşılamaktadırlar.
Modern hayat, çelişik itki ve potansiyellerle doludur ve bu çelişkilerin
ötesinde nihai ya da ultra-modern bir tasavvur kucaklanır.
Modern enerji ve dinamizmin utkusu, modern çözülmenin
tahribatı, nihilizm ve bunlar arasındaki garip yakınlık; bütün olgu ve
değerlerin karmakarışık olduğu, patladığı, dağıldığı, yeniden birleştiği bir
girdaba yakalanma hissi; neyin değerli, hatta neyin gerçek olduğu konusunda
temel bir belirsizlik; en radikal olumsuzlamaların ortasında en radikal
umutların serpilip büyümesi..
Halbuki modernizm kesin bilginin ve somut olanın peşinde
ilerler. Postmodernizm, resmi büyütürken, dini ve spiritüel bilginin çerçeveye
tekrar girmesini arzular.
Hegel’e göre bilginin kaynağı arzudur. Arzu, bilinçtir.
Özbilincin, özbilgiye evrilmesi için bilincin kendini olumsuzlamada bağımsız
başka bir özbilinçle iletişime girmesi şarttır. Bilinç,
kendini aynalayacağı bir başka bilince ihtiyaç duyar.
Teori 2
Absurd
Photos
Hatırlamak
Sosyal
Adalet
sistem = 1
yukarı
www.meditatifdans.com
e-mail: bilgi@meditativedance.com
|