|
“Duruşu düzeltmek en
büyük amacımız. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir
amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi
yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu farkedersiniz. Bunun
sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın
doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt, insanı yok edecek sürece
sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu
dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da
kaynağıdır.”
Neden meditatif dans?
İlginçtir, bu soru,
meditatif dansı severek aylarca yapan öğrenciler tarafından bile soruldu.
Ne zaman zorlansak başa döneriz. Bir şüphe kımıldar içimizde. Ta en baştan
"neden" deriz. Evet, aslında aradığımız soru bunun yanından geçen bununla
beraber yürüyen bir şey. Ararken yalnız hissedebiliriz, ama bulduğumuzda
beraber olacağız demiştik başlarken. Bizi baştan beri takip edenler
bilirler. Arayışlar sınırlı, özel ve özsel her zaman. Başlarken yalnız
olmadığımızı anlamak için tüm bunlar. Ama buluşlar kısmında işte
toplandık. Buluşlarla varız ve buluşlarda buluşacağız.
Amaç rahatlamaksa, neden vücudu germek?
Doğu teknikleriyle çoğu
zaman vaat edilen rahatlama hissi, aslında sonucu vurgulamak içindir.
Genellikle sunulmaya çalışıldığı gibi ipekler serili bir rahatlama değil
bizi bekleyen. Burada hayatın yasalarını da hızla sindirmek için varız.
Boşa geçirmek ve oyalanmak hariç tutulmuş bir öğrenme, tecrübe etme,
paylaşma parantezi. Burada karşınıza hızla çıkan engeller her hangi bir
gelişim ve öğrenme sürecinde size ayrılmış olanların hızlı bir gösterimi.
Çoğumuz ortaklıklar yakalıyoruz engellerimizde. Bahane bulma, yok sayma,
reddetme ve erteleme. maalesef bunları hep başa dönme izler. Her seferinde
baştan başlamak zorunda kalmamak için farklı bir bakış açısı yakalamayı
alışkanlık haline getirmemiz gerekiyor.
Bu bakış açısı için
ipuçları var elbette. Baştan beri söylediğimiz potansiyelimizin ne kadar
yüksek olduğu gerçeği. Yaşımız büyük, deneyimimiz az veya kilomuz fazla
olabilir. Bunların hiçbiri gerçek engeller değil. Hepimiz aynı sürece
giriyoruz ve ne kadar kendimizi aşarsak o kadar gelişiyoruz. Ne yaparsak
yapalım kendimizi kıyaslamaktan vazgeçemiyoruz ama eğer gerçekten adil bir
kıyaslama yapabilirsek, öyle ya da böyle, avantajlarımızın ve
dezavantajlarımızın aslında eşit olduğunu fark ediyoruz.
Genellikle zorlandığımız
bölgelere yüklenmemeye çalışmak gibi bir adetimiz var. Bize zor gözüken
bir şeyden kaçmak ilk aklımıza gelen. Halbuki insan kendi için hediyesini
saklamadan önce zorlanma şartı koyar nedendir bilinmez. Ve bize en zor
gözüken en çok istediğimiz ve sahip olduğumuzda en çok sevineceğimiz
şeydir.
Meditatif dansın daimi
amaçlarından biri aslında gelişme için zıtlıkları kullanmamak. Önce
zorlan, sonra kazan fikri bizim de aşmak istediğimiz bir süreç. Ve
gerçekten zorlanmaktan artık korkmuyorum, hazırım dediğimizde, zorlanma
canavarı tasını tarağını toplayıp gidiyor ve bize gerçekten kendimizle
şimdiye kadar hiç olmadığımız şekilde birlikte olmak, bu olağanüstü
yaratığı doya doya incelemek, bedenimizdeki ve zihnimizdeki eşiklerde
saklanan kazanma hislerini ve sadece rüyalarımızda gördüğümüz bazı
gerçekleri yakalamak kalıyor.
Bir
doğruya bu kadar vurgu ne için?
Meditatif dansta doğru
geleneği sırt doğrusu ile başladı. Omurilik kararsız. Doğru duruşun kesin
tarifi mümkün değil. Hayatımızda da bu böyledir. Bazen doğruyu baştan beri
bildiğimiz için onun peşinden koşmayız. Yanlışlardan kaça kaça doğrunun
derin alanına gireriz. Yanlışlardan kaçmamız erdem tutkusuyla için için
yanmamızdan ötürü de değil aslında. Çoğumuz, evet, bu kararlı duruş için
yanıyoruz. Bu gerçek. Ama asıl neden yanlışların sınırlayıcılığı,
yanlışların hapsediciliği. Bir yanlışın içine düşen fark etsin ya da
etmesin kör kalana dek orada hapis olur. Hayatın tutumu yanlışları doğruya
çevirene dek ders vermek olmayabilir her zaman. Sizi oraya hapseder ve hep
zevk aldığınız şeyden zevk almak ve hep kaçtığınız şeyden kaçmak yolunda
eğitilirsiniz. Ve maalesef insanlar birbirlerini tutup çevirip neler
kaçırdığını göstermek konusuna çoğu zaman ilgisizdir.
Doğrunun diyalektiğinde
ise garip bir tutum var. Bir şeyi gerçekten doğru yapmak için, her şeyi
doğru yapmanız gerektiğine şahit olursunuz. Can sıkıcı bir düzeltme ve
düzenleme oyunu değildir ama sizi bekleyen. Tam tersine hayatın size ne
kadar vakit verdiğine şaşarsınız o zaman. Doya doya yaşamak, sürekli yeni
duygularla ve sürekli yeni gelişimlerle karşılaşmak için.
Neden hep gelişim vurgusu, neden bu hırs, hani şimdiye yayılacaktık rahat
rahat?
Meditatif dansın bir
sentez olması bu yüzden. Doğu ve batı teknikleri sentezi. Ana yayılıp, bir
anda sonsuzluğu yakalamak, şimdiye izin vermek. Bir doğruda gizleniyor
fraktallar. Hayatımız bir şimdiler toplamı mı, yoksa geçmişiyle
geleceğiyle bütün bir okyanus mu.
Biz de o şimdinin
hayalini kuruyoruz aslında çoktan sahip olduğumuz. Ama insanlık daha
fazlasını istiyor her zaman. Geçmişimize ve geleceğimize de şimdide yer
açmak mümkün. Şimdi zaten ancak bütünselliğinde gerçek bir an.
Beynimizin nasıl çalıştığını niçin inceliyoruz?
İkilikleri bize en iyi
gösteren ikiye ayrılmış beynimiz. Sürekli iletişim halinde bu yarı
küreler. Çelişkilerimizden saklanmak yerine, onları aşmak için nasıl
manevralar yapmamız gerektiğini anlatıyor bize hayat. Ya o ya bu yerine, o
ve de bu demek sır perdelerini aşmak için ilk adım.
Düzenden düzensizliğe,
düzensizlikten düzene sürekli bir seyahat içinde yaşamımız. Beynimizin
yapısı bunun somut ifadesi. Olmak ve bu oluş hakkında bilinç kazanarak,
gerçekten var olmak.
Yeteneklerimiz tek
başlarına hiçbir şey ifade etmiyor. Onları nasıl kullanacağımız, nasıl
sunacağımız gibi birçok süreç içinde anlam kazanıyor.
Meditatif dansta vücut
üzerinde çalışırken, bütünsel enerjiyi nasıl kullanacağını öğrenmenin
yolunun önce bütün uzuvları kendi bağımsızlığında çalıştırmak olduğunu
anlıyoruz. Sırtımız duyarsız ve sabit bir kütle olmaktan çıkıp,
canlanıyor. Her nefesimizi, hatta her hücremizi takip eden
farkındalığımızı yakalıyoruz. Kendimizi hapsettiğimiz sınırları görüyoruz.
Beyinin nasıl
çalıştığını bilmeyen bir insanın korkularını dinlemiştim bir seferinde.
Uyumadan önce duyduğu garip sesleri anlatıyordu. Eğer, duygusal zekanızı
takip edebiliyorsanız, uyku öncesi aşamalara uzanabilirsiniz. Burada
beynin çeşitli yetenekleri, çalışmaları, mekanizmaları hakkında bilgi
sahibi olabilirsiniz.
Neden bazen bilinçaltı
bir kaosta kalıyor. Neden bazen diğer bilinçlerle iletişime girebiliyor.
Bazen de neden ilham işaretleri yolluyor bize.
Gaipten gelmiyor bu
sesler. Beynimizin sağ küresi maneviyatımızın ifadesi. Bu konuları uzun
uzun araştırmaya devam edeceğiz.
Sadece şu an bilmemiz
gereken korkularımızı dindirmenin onlardan kaçmak yerine, onlar hakkında
daha geniş bilgi sahibi olmaktan geçtiği. Ve yalnız olmadığımız. Metafizik
bilgi, bilimsel bilgi,felsefi, edebi ve sanatsal bilgi: hepsi insan
gerçeği hakkında ipuçları sunar. Garip bir noktada hepsi birbirine
bağlanır. Bugün bilimsel olan bir zamanlar metafizik olandı. İpuçları ve
işaretler bizim için en heyecan verici gelişim kaynaklarıdır.
Meditasyonlar ve dans, ne zaman?
Bedenimiz o kadar zor
durumda ki, öncelik aracımızı iyileştirmek. Organları tutsaklıklarından
kurtarmak, nefesi öğrenmek ve sürekli hale getirmek, sırtımızı
hastalıklardan kurtarmak ilk adımımız.
Hiç dans deneyimi
olmayan ve daha önce yıllarca çalışmış insanlar bu noktada aynı çalışmada
buluşabiliyorlar. Bu Nephes’in tekniğinin sırrı. Çünkü herkesi
geliştirecek şekilde bütünsel hazırlanmış bir ders. Nephes, çok ufak
yaşlardan beri bu işin içinde olduğu için dansçıların da eksiklerini
gözlemleme fırsatı edinmiş. Grup içinde herkesin eksiğini fark edip,
üstüne gitmek konusunda inanılmaz bir azmi var.
Bütün bunlar ritim ve
dans büyüsü içinde grup enerjisinin motive edici gücüyle, sentezlenmiş
teknikler sayesinde çok kısa bir zaman içinde gerçekleşiyor.
İlk zamanlarda
meditasyonları derste aldığınız tiyolarla kendi kendinize evde de yapmanız
bekleniyor. Uyumadan önce on dakika derin nefeslerle, sürekli konuşan
zihninizi susturup, boşaltmaya çalışmak; kalktığınızda da beş dakika bile
olsa, temel hareketleri yapıp, bedeninizi günün hareketine hazırlamak.
"Ben zaten yoruluyorum,
bir de bunun için yorulamam" diyorsanız, size bunun yormak için değil, her
zaman sizi zorlayan hareketlerin inceliklerini öğrenerek artık
zorlamamalarını sağlamak için olduğunu hatırlatmak isterim.
Sizin yakınlarınızda
olmayabilir, ama örneğin benim ailemde bel fıtığı, disk kayması,
kireçlenmeler, sırt ağrıları vardı.
Bu hastalıkların ne
kadar ıstırap verici, tedavilerinin ne kadar masraflı ve de riskli
olduğunu biliyorum. İki aylık program bile, eğer normal hayatınıza
öğrendiklerinizi taşırsanız, temel vücut bilinci ve duruş bilgisi için
yeterli olabiliyor. Ayrıca yüksek tansiyon, kanser ve kalp konusunda
bilinçli nefes ve egzersizin riski düşürücü faktörler olduğu biliniyor.
Başta ihtiyacınız olan motivasyonu, bu hastalıklara savaş açtığınızı
düşünerek sağlayabilirsiniz. Daha sonra içinizden ve dışınızdan gelen
birçok hediye ile zaten yeni bir dünyanın kapılarını açmış olacak,
tembellikten ve isteksizlikten uzaklaşacaksınız.
S izin
yakınlarınızda olmayabilir, ama örneğin benim ailemde bel fıtığı, disk
kayması, kireçlenmeler, sırt ağrıları vardı...
Bu hastalıkların ne
kadar ıstırap verici, tedavilerinin ne kadar masraflı ve de riskli
olduğunu biliyorum. İki aylık program bile, eğer normal hayatınıza
öğrendiklerinizi taşırsanız, temel vücut bilinci ve duruş bilgisi için
yeterli olabiliyor. Ayrıca yüksek tansiyon, kanser ve kalp konusunda
bilinçli nefes ve egzersizin riski düşürücü faktörler olduğu biliniyor.
Başta ihtiyacınız olan motivasyonu, bu hastalıklara savaş açtığınızı
düşünerek sağlayabilirsiniz. Daha sonra içinizden ve dışınızdan gelen
birçok hediye ile zaten yeni bir dünyanın kapılarını açmış olacak,
tembellikten ve isteksizlikten uzaklaşacaksınız.
merak ettiğiniz
soruları yazın, cevaplayalım
yukarı
www.meditatifdans.com
e-mail: bilgi@meditativedance.com
|