Meditatif dans | İletişim | Dersler | Basın Odası | Quote
    Duruşu düzeltmek en büyük amacımız. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu farkedersiniz. Bunun sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt,  insanı yok edecek  sürece sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da kaynağıdır.”

 

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

ve cevapları

 

   

Ders yerleri ve saatlerini öğrenmek  için tıklayın..

 
 

 

E-mail listemize katılın, etkinliklerimizden ilk siz haberdar olun.. tıkla

Bu benim belki de yıllardır yaptığım en güzel şey... Tuhaf ve uçsuz bucaksız bir derinlikle bağ kurmuş olduğumu hissediyorum. Burada gördüğüm çeşitlilik, iyi niyet ve gelişim için duyulan istek inanılmaz..." Devamı

Duruşu düzeltmek en büyük amacımız. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu farkedersiniz. Bunun sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt,  insanı yok edecek  sürece sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da kaynağıdır.”

Neden meditatif dans?

İlginçtir, bu soru, meditatif dansı severek aylarca yapan öğrenciler tarafından bile soruldu. Ne zaman zorlansak başa döneriz. Bir şüphe kımıldar içimizde. Ta en baştan "neden" deriz. Evet, aslında aradığımız soru bunun yanından geçen bununla beraber yürüyen bir şey. Ararken yalnız hissedebiliriz, ama bulduğumuzda beraber olacağız demiştik başlarken. Bizi baştan beri takip edenler bilirler. Arayışlar sınırlı, özel ve özsel her zaman. Başlarken yalnız olmadığımızı anlamak için tüm bunlar. Ama buluşlar kısmında işte toplandık. Buluşlarla varız ve buluşlarda buluşacağız.

Amaç rahatlamaksa, neden vücudu germek?

Doğu teknikleriyle çoğu zaman vaat edilen rahatlama hissi, aslında sonucu vurgulamak içindir. Genellikle sunulmaya çalışıldığı gibi ipekler serili bir rahatlama değil bizi bekleyen. Burada hayatın yasalarını da hızla sindirmek için varız. Boşa geçirmek ve oyalanmak hariç tutulmuş bir öğrenme, tecrübe etme, paylaşma parantezi. Burada karşınıza hızla çıkan engeller her hangi bir gelişim ve öğrenme sürecinde size ayrılmış olanların hızlı bir gösterimi. Çoğumuz ortaklıklar yakalıyoruz engellerimizde. Bahane bulma, yok sayma, reddetme ve erteleme. maalesef bunları hep başa dönme izler. Her seferinde baştan başlamak zorunda kalmamak için farklı bir bakış açısı yakalamayı alışkanlık haline getirmemiz gerekiyor.

Bu bakış açısı için ipuçları var elbette. Baştan beri söylediğimiz potansiyelimizin ne kadar yüksek olduğu gerçeği. Yaşımız büyük, deneyimimiz az veya kilomuz fazla olabilir. Bunların hiçbiri gerçek engeller değil. Hepimiz aynı sürece giriyoruz ve ne kadar kendimizi aşarsak o kadar gelişiyoruz. Ne yaparsak yapalım kendimizi kıyaslamaktan vazgeçemiyoruz ama eğer gerçekten adil bir kıyaslama yapabilirsek, öyle ya da böyle, avantajlarımızın ve dezavantajlarımızın aslında eşit olduğunu fark ediyoruz.

Genellikle zorlandığımız bölgelere yüklenmemeye çalışmak gibi bir adetimiz var. Bize zor gözüken bir şeyden kaçmak ilk aklımıza gelen. Halbuki insan kendi için hediyesini saklamadan önce zorlanma şartı koyar nedendir bilinmez. Ve bize en zor gözüken en çok istediğimiz ve sahip olduğumuzda en çok sevineceğimiz şeydir.

Meditatif dansın daimi amaçlarından biri aslında gelişme için zıtlıkları kullanmamak. Önce zorlan, sonra kazan fikri bizim de aşmak istediğimiz bir süreç. Ve gerçekten zorlanmaktan artık korkmuyorum, hazırım dediğimizde, zorlanma canavarı tasını tarağını toplayıp gidiyor ve bize gerçekten kendimizle şimdiye kadar hiç olmadığımız şekilde birlikte olmak, bu olağanüstü yaratığı doya doya incelemek, bedenimizdeki ve zihnimizdeki eşiklerde saklanan kazanma hislerini ve sadece rüyalarımızda gördüğümüz bazı gerçekleri yakalamak kalıyor.

Bir doğruya bu kadar vurgu ne için?

Meditatif dansta doğru geleneği sırt doğrusu ile başladı. Omurilik kararsız. Doğru duruşun kesin tarifi mümkün değil. Hayatımızda da bu böyledir. Bazen doğruyu baştan beri bildiğimiz için onun peşinden koşmayız. Yanlışlardan kaça kaça doğrunun derin alanına gireriz. Yanlışlardan kaçmamız erdem tutkusuyla için için yanmamızdan ötürü de değil aslında. Çoğumuz, evet, bu kararlı duruş için yanıyoruz. Bu gerçek. Ama asıl neden yanlışların sınırlayıcılığı, yanlışların hapsediciliği. Bir yanlışın içine düşen fark etsin ya da etmesin kör kalana dek orada hapis olur. Hayatın tutumu yanlışları doğruya çevirene dek ders vermek olmayabilir her zaman. Sizi oraya hapseder ve hep zevk aldığınız şeyden zevk almak ve hep kaçtığınız şeyden kaçmak yolunda eğitilirsiniz. Ve maalesef insanlar birbirlerini tutup çevirip neler kaçırdığını göstermek konusuna çoğu zaman ilgisizdir.

Doğrunun diyalektiğinde ise garip bir tutum var. Bir şeyi gerçekten doğru yapmak için, her şeyi doğru yapmanız gerektiğine şahit olursunuz. Can sıkıcı bir düzeltme ve düzenleme oyunu değildir ama sizi bekleyen. Tam tersine hayatın size ne kadar vakit verdiğine şaşarsınız o zaman. Doya doya yaşamak, sürekli yeni duygularla ve sürekli yeni gelişimlerle karşılaşmak için.

Neden hep gelişim vurgusu, neden bu hırs, hani şimdiye yayılacaktık rahat rahat?

Meditatif dansın bir sentez olması bu yüzden. Doğu ve batı teknikleri sentezi. Ana yayılıp, bir anda sonsuzluğu yakalamak, şimdiye izin vermek. Bir doğruda gizleniyor fraktallar. Hayatımız bir şimdiler toplamı mı, yoksa geçmişiyle geleceğiyle bütün bir okyanus mu.

Biz de o şimdinin hayalini kuruyoruz aslında çoktan sahip olduğumuz. Ama insanlık daha fazlasını istiyor her zaman. Geçmişimize ve geleceğimize de şimdide yer açmak mümkün. Şimdi zaten ancak bütünselliğinde gerçek bir an.

Beynimizin nasıl çalıştığını niçin inceliyoruz?

İkilikleri bize en iyi gösteren ikiye ayrılmış beynimiz. Sürekli iletişim halinde bu yarı küreler. Çelişkilerimizden saklanmak yerine, onları aşmak için nasıl manevralar yapmamız gerektiğini anlatıyor bize hayat. Ya o ya bu yerine, o ve de bu demek sır perdelerini aşmak için ilk adım.

Düzenden düzensizliğe, düzensizlikten düzene sürekli bir seyahat içinde yaşamımız. Beynimizin yapısı bunun somut ifadesi. Olmak ve bu oluş hakkında bilinç kazanarak, gerçekten var olmak.

Yeteneklerimiz tek başlarına hiçbir şey ifade etmiyor. Onları nasıl kullanacağımız, nasıl sunacağımız gibi birçok süreç içinde anlam kazanıyor.

Meditatif dansta vücut üzerinde çalışırken, bütünsel enerjiyi nasıl kullanacağını öğrenmenin yolunun önce bütün uzuvları kendi bağımsızlığında çalıştırmak olduğunu anlıyoruz. Sırtımız duyarsız ve sabit bir kütle olmaktan çıkıp, canlanıyor. Her nefesimizi, hatta her hücremizi takip eden farkındalığımızı yakalıyoruz. Kendimizi hapsettiğimiz sınırları görüyoruz.

Beyinin nasıl çalıştığını bilmeyen bir insanın korkularını dinlemiştim bir seferinde. Uyumadan önce duyduğu garip sesleri anlatıyordu. Eğer, duygusal zekanızı takip edebiliyorsanız, uyku öncesi aşamalara uzanabilirsiniz. Burada beynin çeşitli yetenekleri, çalışmaları, mekanizmaları hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Neden bazen bilinçaltı bir kaosta kalıyor. Neden bazen diğer bilinçlerle iletişime girebiliyor. Bazen de neden ilham işaretleri yolluyor bize.

Gaipten gelmiyor bu sesler. Beynimizin sağ küresi maneviyatımızın ifadesi. Bu konuları uzun uzun araştırmaya devam edeceğiz.

Sadece şu an bilmemiz gereken korkularımızı dindirmenin onlardan kaçmak yerine, onlar hakkında daha geniş bilgi sahibi olmaktan geçtiği. Ve yalnız olmadığımız. Metafizik bilgi, bilimsel bilgi,felsefi, edebi ve sanatsal bilgi: hepsi insan gerçeği hakkında ipuçları sunar. Garip bir noktada hepsi birbirine bağlanır. Bugün bilimsel olan bir zamanlar metafizik olandı. İpuçları ve işaretler bizim için en heyecan verici gelişim kaynaklarıdır.

Meditasyonlar ve dans, ne zaman?

Bedenimiz o kadar zor durumda ki, öncelik aracımızı iyileştirmek. Organları tutsaklıklarından kurtarmak, nefesi öğrenmek ve sürekli hale getirmek, sırtımızı hastalıklardan kurtarmak ilk adımımız.

Hiç dans deneyimi olmayan ve daha önce yıllarca çalışmış insanlar bu noktada aynı çalışmada buluşabiliyorlar. Bu Nephes’in tekniğinin sırrı. Çünkü herkesi geliştirecek şekilde bütünsel hazırlanmış bir ders. Nephes, çok ufak yaşlardan beri bu işin içinde olduğu için dansçıların da eksiklerini gözlemleme fırsatı edinmiş. Grup içinde herkesin eksiğini fark edip, üstüne gitmek konusunda inanılmaz bir azmi var.

Bütün bunlar ritim ve dans büyüsü içinde grup enerjisinin motive edici gücüyle, sentezlenmiş teknikler sayesinde çok kısa bir zaman içinde gerçekleşiyor.

İlk zamanlarda meditasyonları derste aldığınız tiyolarla kendi kendinize evde de yapmanız bekleniyor. Uyumadan önce on dakika derin nefeslerle, sürekli konuşan zihninizi susturup, boşaltmaya çalışmak; kalktığınızda da beş dakika bile olsa, temel hareketleri yapıp, bedeninizi günün hareketine hazırlamak.

"Ben zaten yoruluyorum, bir de bunun için yorulamam" diyorsanız, size bunun yormak için değil, her zaman sizi zorlayan hareketlerin inceliklerini öğrenerek artık zorlamamalarını sağlamak için olduğunu hatırlatmak isterim.

Sizin yakınlarınızda olmayabilir, ama örneğin benim ailemde bel fıtığı, disk kayması, kireçlenmeler, sırt ağrıları vardı.

Bu hastalıkların ne kadar ıstırap verici, tedavilerinin ne kadar masraflı ve de riskli olduğunu biliyorum. İki aylık program bile, eğer normal hayatınıza öğrendiklerinizi taşırsanız, temel vücut bilinci ve duruş bilgisi için yeterli olabiliyor. Ayrıca yüksek tansiyon, kanser ve kalp konusunda bilinçli nefes ve egzersizin riski düşürücü faktörler olduğu biliniyor. Başta ihtiyacınız olan motivasyonu, bu hastalıklara savaş açtığınızı düşünerek sağlayabilirsiniz. Daha sonra içinizden ve dışınızdan gelen birçok hediye ile zaten yeni bir dünyanın kapılarını açmış olacak, tembellikten ve isteksizlikten uzaklaşacaksınız.

Sizin yakınlarınızda olmayabilir, ama örneğin benim ailemde bel fıtığı, disk kayması, kireçlenmeler, sırt ağrıları vardı...

Bu hastalıkların ne kadar ıstırap verici, tedavilerinin ne kadar masraflı ve de riskli olduğunu biliyorum. İki aylık program bile, eğer normal hayatınıza öğrendiklerinizi taşırsanız, temel vücut bilinci ve duruş bilgisi için yeterli olabiliyor. Ayrıca yüksek tansiyon, kanser ve kalp konusunda bilinçli nefes ve egzersizin riski düşürücü faktörler olduğu biliniyor. Başta ihtiyacınız olan motivasyonu, bu hastalıklara savaş açtığınızı düşünerek sağlayabilirsiniz. Daha sonra içinizden ve dışınızdan gelen birçok hediye ile zaten yeni bir dünyanın kapılarını açmış olacak, tembellikten ve isteksizlikten uzaklaşacaksınız.

merak ettiğiniz soruları yazın, cevaplayalım

 

yukarı

 

 

 

www.meditatifdans.com

e-mail: bilgi@meditativedance.com

 

 
 

 

Meditatif dans temelini bir his ve hareket konsantrasyonu olan Mevlevilerin dansından alıyor. Tasavvuf tarihine kısa bir bakış için tıklayın..

 

 

 

 

 

 

‘İnsanların en az bilgi sahibi oldukları şey kendi vücutları ve bu maalesef gerçek hislerine ve benliklerine de ne kadar uzak olduklarını gösterir. Vücut sırlarla ve sürprizlerle dolu bir evrendir’

                     Nephes

 

© Quote, 2004 -Web sitesi içeriği kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
 



DHTML Menu / JavaScript Menu -Created using OpenCube NavStudio Software.