'Bu benim
belki de yıllardır yaptığım en güzel şey... Tuhaf ve uçsuz bucaksız bir
derinlikle bağ kurmuş olduğumu hissediyorum. Burada gördüğüm çeşitlilik,
iyi niyet ve gelişim için duyulan istek inanılmaz.
Çok kısa
zamanda tüm vücudum değişti. Su almak için kalkmaya bile üşenirken,
dinamik, çevik ve bol enerjili bir insan oldum. Diklik her yerde beni
koruyor. Bir varlık olmak ve bunun ötesinde bir insan olmak artık benim
için bir yaşanmışlığı ifade ediyor. Çünkü tüm bu duyguları gerçek
formlarında tatma ve yaşama şansı buldum. Hayatımın her alanında artık
daha farklı ve güçlü hissediyorum. Kendime laf geçirmeye ve hislerimi
hareketlendirmeye başladıktan sonra gerisi önemli değil..'
***
'Yaklaşık 1,5 aydır derslere devam ediyorum. Kendi geliş sebebimin halen sürekli dönüştüğünü, kendini çoğalttığını fark ediyorum. Sanki birden bire hiç yoktan karşıma çıkmış bir kapıdan sırtımdan tutulup içeri atılmış gibiyim. Orda olmamın benim için çok iyi olacağını bilen görünmez bir güç tarafından.
Tesadüfi ve naif olan seçimim su an beni, hayatımı eline almış içtenlikle, samimiyetle onunla ilgileniyor, ona şekil veriyor. Eksikliklerimin üzerine ekliyor, fazlalıklarımı yontuyor, atıyor. Ruhum ve bedenim kendini yinelerken yenileniyor ve tersi... Derslerde, o tanıdık duyguların kendilerini ifade edebileceği yeni varoluş alanları yaratıyoruz hep birlikte; kendime yakınlaştığımı hissediyorum. Hareketten saf, berrak düşünceye varıyorum sonra.
Hala zorlanıyorum derslerde; beden alışmaya çalışıyor; ama acının kılavuzluğunda bedenimi keşfetme sureci kendimi hiç olmadığım kadar canlı hissettiriyor. Cesaret işi geliyor.. İçimde her zamankinden daha kuvvetli yanan bir ateş olduğunu hissediyorum; aynaya baktığımda onu gördüğümü sanıyorum, bir şekilde sıcaklığını hissediyorum. YAVAŞ YAVAŞ, İNCE İNCE TEVEKKÜL VE ADANMIŞLIKLA İÇ VE DIŞ GÜZELLİĞİM, BİLGELİĞİM İNŞA EDİLİYOR...'
Erinç Pütün
'Derse ilk
girdiğimde bu insanlar yerde ne yapıyorlar böyle, dedim kendi kendime. Hatta
benim de aynısını yapacağım düşüncesi korkutmuştu beni. Sonunda dersi takip
etmeye başladım. Zaman içinde bazı zorluklarla karşılaşmama rağmen derslere
devam ettim.
Şimdi ilk derste gösterdiğim o tepkiyi hatırladıkça kendime gülüyorum.
Bastığım yeri algılayamayacak kadar çevreme ve kendime uzak olduğumu belki
de hiçbir zaman fark edemeyecektim. Yeri, duvarı, havayı, rüzgarı, insanları
ve yaydıkları enerjiyi, elektriği algılamanın; onlarla iletişim halinde
olmanın; kendini etrafınla bütünleşmiş hissetmenin ne kadar güzel, ne kadar
gizemli bir şey olduğunu anlatamam.
Çevremle aramda incecik bir çizgi görevi gören vücudum hakkında farkında
olduklarım ise bambaşka... Derimin altındaki, içimdeki o milyonlarca
hücrenin hareketini hissetmek, onları dinlemek, onlarla oynamak o kadar
zevkli ki! Eskiden güzel bir müzik duyduğum zaman sadece kulaklarımla
dinlerdim. Şimdi ise bütün hücrelerim dinliyor ve müzik ile akmak istiyor.
Bana göre meditatif dans; evrenin, doğanın, çevremizdekilerin ve
içimizdekilerin farkında olmak ve bunu devamlı geliştirmek. Hayata dair
gerçekleşenleri, hayatın kendisini farklı bir bakış açısıyla değerlendirmek,
hissetmek!
Varlığınızı seviyorsunuz ve o da sizi seviyor. Mükemmel bir duygu! Yaşam
Bu!'
Duygu Yıldız
'Amatör olarak
tiyatro ile ilgileniyorum. Tiyatro çalışmalarım sırasında amatörler bir
yana, profesyonellerde bile mesleğe gerekli saygının varolmayışını görmek
ister istemez ruhumda bir dalgalanmaya neden oldu. Aralarında bağdaş dahi
kuramayan, sahnede dik duramayan, ama hala "vücudumuz enstrümanımız"
diyenler vardı.
Oynadığım tek ayağı sakat yaşlı kadına bir de kamburluk ekleyince vücudun ne
kadar önemli ve hassas olduğunu anladım, çünkü oyun sonunda ağrı içinde
kalmıştım. Vücudumun esnekliğe ve güce ihtiyacı vardı. Yani yansıtmadan
önce, yansıyandaki sorunları çözmek gerekliydi.
Ve meditatif dans ile tanıştım. Soluğum nefes oldu yaklaşık 3 ay içinde...
Kazandığım şeyler sadece biraz esneklik ve biraz güç olmadı; vücut bilinci,
denge, kondisyon kazandım ve bilinçsel ve ruhsal olarak da gelişip
güçlenmeye başladım.
Tabii yer bilincini (doğa) unutmamak gerek. Böylelikle çıplak ayakla dolaşma
eylemlerim, hayvanları görmezden gelemeyişim, ağaçlara- yeşillere dokunarak
yanlarından geçişim mana kazandı.
Sanırım meditatif dansın en çok hoşuma giden yanı ucu bucağının olmayışı ve
bu uçsuz bucaksızlık içinde sağlıklı bir bilincin olması...'
Ceylan Karaarslan
‘Sırtı birincil
tutarak çalışmak başta gelen eylem. Ben daha önce stretching
yapıyordum ama sırtı ön plana almadığımı gördüm. Çünkü sırtımda ribromyozitler
oluşuyordu. Buradaki çalışmalar bu yakınmalarımı iyice azalttı. Bir süre
sonra tamamen yok olacağını görüyorum.
Yaşamımızın her alanında yanlış duruş halindeyiz. Otururken, yerken,
uyurken.. Omurgayı doğal halinde tutmak meğer ne kadar zormuş ve güç
gerektiriyormuş. Oysaki bir yaşındaki yeğenim, bir yere tutunup kalkarken
sırtını ve omurgasını dik tuttuğu gibi itkiyi merkezden alıyor. Ne poposuna,
ne sırtına, ne bacaklarına yük bindiriyor; dengeliyor. Onun çok rahat
yaptığı bu eylem için ben dikkat göstermek ve enerji harcamak zorundayım.
Yürürken o beni çeken hayal kişi de benimle yürüyor artık. Biraz kendimi
bıraksam iplerini daha çok çekiyor.
Aynı anda popoyu sıkmak, karnı çekmek, bacakları sıkmak, sırtı uzatmak hem
koordinasyon gerektiriyor, hem de bütünsel çalışmayı.. Bedenin her kasını
kontrol etmek; her birini tanımayı, ama hissederek tanımayı gerektiriyor.
Çalıştığımız her yeni kası hissetmeye başladım. Yepyeni kaslar keşfettim.
Önce ağrıyla kendilerini hissettirdiler, sonra yürürken duyduğum özgüvene
dönüştüler, sonra bedenimin şekillenmesiyle görünür oldular.
Ben
bunların çoğunu zaten tıbben biliyorum. Ancak bu akli bilgi.. bir de
çalışmalarda edindiğim, yaşadığım duyu bilgisi var. İspatlanamaz, ama bana
dair doğruluğu şaşmaz. Nefesimin, kaslarımın birebir tanışıklığıyla
edindiğim duyu bilgisi şaşmaz da...’
Dr. Hira Selma Kalkan

‘Bedenini konuşturmak ve kapladığın alandan daha fazla var olabilmek. Keşfe
çıkmak kendinde. Bütün evreni sırtında taşımak gibi bir şey.
Özgür
olmayı doğru anlamıyla yaşamak’
Ayça Ertürk
‘ Ben
bu dersten inanılmaz keyif alıyorum. En çok hoşuma giden de yaptığım
egzersizlerin salonda kalmaması. Yani dersin uzantıları günlük hayatta da
devam ediyor. Bacak kaslarımın yürürken çekildiğini hissediyorum. Uzun sözün
kısası artık vücudumla tanıştık.’
Serap Bayrak

‘İlk
derslerde kendimi yorgun ve bitkin hissediyordum ama kısa bir süre sonra
vücudum alıştı ve hatta zevkli bir hale geldi. Müzikler çok güzel ve artık
kendimi yorgun da hissetmiyorum ve bu enerji dışarda da sürüyor.’
Cihan Karakuş
‘ Önce.........
Hiçbir
yerim ağrımıyordu. Ama üstümde bir ağırlık vardı.
Sonra............
Kaslarım çekilmeye ve sızlamaya başladı. Özellikle kol, bacak ve kalça
bölgeleri. Sanki bütün kemikler birbirinden ayrı hareket ediyor. Ama üstümde
taptaze bir hafiflik var.’
Pınar Çağlar Gençtürk
‘ Vee
son bir alternatif.. Beden yontan iyi bir heykeltraş bulmak!
Kendimi
şanslı hissediyorum, çünkü o heykeltraşla çalışma şansı buluyorum.
Teşekkürler..’
Elif
Duran

‘Vücudumda hissettiğim en önemli ve hissedilir değişiklik bel ağrımın
geçmesi. İlk
fark ettiğim şey kasılan bölgeler oldu. Özellikle kol ve omuz bölgeleri. Daha
sonra onlar güçlendikçe, onları rahat bırakmayı öğrendim. Karın kaslarımın,
kollarımın güçsüzlüğünü fark ettim.
Gelişimi bacak ve kol kaslarımdaki sertleşmede, ön bacak kaslarımın
uzamasında, sırtımı kontrol edebilmemde ve dengemi daha fazla
sağlayabilmemde görüyorum.’
Füsun Özgeç
‘Uzun bir süredir
vücudumla ilişkimi kesmiştim. Ayak bileğimdeki kırılma yüzünden vücuduma
küsmüştüm. Ama şimdi kendimi çok iyi hissediyorum. Çünkü vücudumla yeniden
barıştım ve güvenmeye başladım. Dersler ilerledikçe vücudumdaki açılmayı
hissediyorum. Kemiklerimi, kaslarımı, eklemlerimi hissetmeye ve görmeye
başladım. Vücudumun yeni bir formu var.
Bir oyuncu adayı olarak
dans eğitimi almamın büyük ayrıcalık sağlayacağına inanıyorum. Üstelik hem
klasik bale, hem de modern dans tekniklerine, aynı anda vakıf olabilmek
inanılmaz. ’
Hülya Çabuk


‘ İlk
günlerde en çok üzerinde durduğumuz şeyi düşündüm. ‘Dik durmak’. Bu kadar
basit gibi gözüken şey kendim uygulamaya çalıştığımda ne kadar zor oluyordu.
Hayatım boyunca kambur yürümüştüm.
Vücudumla beraber yer çekimine karşı bir
direniş başladı ve bir iki santim uzadığımı ve kendime karşı da dik
durduğumu, daha güvenli olduğumu farkettim. Bazen derslerde kendime
inanamıyorum. Bu dersi seviyorum. Vücudumu en iyi şekilde tanıyıp, en iyi
şekilde kullanmak istiyorum.’
Özlem Yurtaşan

‘Vücudumda bir şeyler oluyor, bir şeyler harekete geçti. Bilmediğim ve
kullanmadığım o kadar çok kasım varmış ki, bunları keşfediyorum ve çok
şaşırıyorum. Vücudumu farklı hissediyorum. Hani insan hapşırır da kendine
gelir ya, ya da uyandığında soğuk suyu aniden yüzüne çarpar, onun gibi bir
şey..’
Sezen Çiftçi


Ders programları
İletişim