|
Sevdiğiniz şeylere son bir kez bakın.
Yapmaktan hoşlandığınız şeyleri bir kez daha yapın.
Gözlerine son bir buse kondurun masum masum uyuyan sürmeli eşinizin.
Küçük kardeşinizin nazlı buklelerini yanaklarında zıplatarak salına salına okula
gidişini seyredin.
Köprüden geçerken eşsiz pırlantalarla süslü kıvrımlı boğazımızı tarihi bir
nefesle son bir kez içinize çekin.
Bela
bir kez daha geldi.
Kaç
kişi tanıyorsunuz?
Hayatınızda kaç yüz gördünüz?
Kaç
kararlı bakış, duruş?
Kaç
ılımlı gülümseyiş,
Kaç
farklı sarış dünyayı,
Yüz
kişi mi, bin mi, on bin mi?
Gerçekten büyük bir dünya.
Şimdi o dünyayı yıkın.
Tüm
sevdiğiniz kalpler beton parçalarının altında.
Irak’ta yüz bin insan öldü.
Küçük masum yüzünde iki kara kuyu gibi açılan gözler.
Kan
kırmızı sıçramış korkulu bakışlarına.
Bir
çocuk büyüyor bugün Irak’ta.
Küçük dünyasının kara deliklerinde, en kötü kabuslarında bile bilinçaltının
kuramayacağı dehşetli bir gerçeğe uyanıyor her gün. Kardeşiyle oynamak için
uzanan ellerine karşılık yok. Annesinin kucağında huzur bulamayacak tek bir an.
Annesinin uzanacağı dizleri yok.
Son
bir umut arayamayacak babasının gözlerinde.
Babasının artık gözleri yok.
Bir
çocuk büyüyor Irak’ta
Ve
öyle bir dünya tanımı aklında.
Öyle
bir dünya ki hak yok, hukuk yok, adalet yok.
Ve
öyle anlaşılıyor ki zaten hiçbir zaman olmamış.
Öyle
bir dünya ki, en zengini bile obez iştahıyla saldırıyor saflığa.
Yastık altındaki kefenlikte bile ısırgan gözler
Paranoyak kıtanın akılsız insanları
Medeniyetinizin geldiği nokta yine hırsızlık mı?
O
büyüyen çocukla büyüyen öfke
Formüllerine uzatacak ellerini güçlü bombaların
Bu
tuhaf gezegeni babasının yanına uçurmak için
Ona
bir rüyada rastlarsam
Sihirli mavi gezegenden bahsedemeyeceğim
Bir
düş vardı bir zamanlar diyemeyeceğim
Hepimiz için
Gözlerine bakamayacağım.
Belki sadece ürkek bir özür için kıpırdanacağım.
Çünkü hiçbir şey yapamadık sen ve ailen için.
‘Niye’ diyecek. ‘Sizin de mi elleriniz yoktu?’
Şimdi övünecek hiçbir şey kalmadı.
Ve
hiçbir hakikati birbirimize duyduğumuz sevginin
Eğer
gerçekten birimiz sevmiş olsaydı
Kalbinden taşardı
Bir
damlası bile kurtarırdı masumiyeti
Bugün bir günah işleyeceğim
Cehennemde buluşmak için
Şeytan yamağıyla
Onu
boynundan tutup savurmak için
İnsanlığın en eski medeniyetinin kuzgun kara bakışları
İğne
iğne oklar halinde saplansınlar her yerine
Sevdiğiniz şeylere son bir kez bakın,
Her
yerde hayaleti giden insanların
Torunlarımız karanlıkta
Dünya kendisini defalarca kez yok edebilecek bombalarla dolu.
BARIŞ YANDAŞLARI İÇİN HAREKET ZAMANI...
yukarı
www.meditatifdans.com
e-mail:
bilgi@meditativedance.com
|