|
“Duruşu düzeltmek en
büyük amacımız. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir
amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi
yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu farkedersiniz. Bunun
sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın
doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt, insanı yok edecek sürece
sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu
dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da
kaynağıdır.”
“Duruşu düzeltmek en
büyük amacımız. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir
amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi
yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu farkedersiniz. Bunun
sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın
doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt, insanı yok edecek sürece
sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu
dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da
kaynağıdır.”
Dört kaos çekicisi olarak
bilinmelerine karşın, gerçek bunun tam tersidir; onlar kaosu dengeleyen
kozmik çekicilerdir. Bu dört çekici kaostan düzen yaratır. Onlar temel 4
kuralının, “dörtlü fraktalın” bir parçasıdır. Evren, tüm büyüklüklerde,
dört katlı temel bir patern izler. Doğaya uygulandığında, ki bu insanı da
kapsar, bu temel dört kuralı dört çekici olarak kendini gösterir. Bu
çekiciler entropiyi –yani görünür düzensizliği- dengeleyerek kaostan düzen
yaratır. Mikro kozmik düzeyde bu 4’lü, 4 temel enerjiye /kuvvete
eşdeğerdir: elektromanyetik, yerçekimsel, güçlü ve zayıf kuvvetler. 4
çekici, insanın bilinç düzeyinde ise dört fonksiyon -duyu, düşünme,
hissetme ve isteme- olarak ortaya çıkar. Bu çekicilerin mezo kozmik
dünyadaki işleyişlerini anlamak, kendi dünyamızı ve bilinçsel
işlevlerimizi anlamlandırmamıza yardımcı olabilir.
Fraktallarla açıkça gözler
önüne serildiği gibi, baktığımız her yerde gizli bir düzen ve farklı
ölçeklerde benzerlik görürüz. Bu gizli düzenin temeli dört çekiciden
birine, Tuhaf çekiciye dayanır. O, uzay-zaman gerçekliğinin dördüncü
boyutunu yönetir. Kaostan düzen çıkaran diğer üç çekici, sırasıyla birinci
~doğru~, ikinci
~düzlem~ ve üçüncü
~cisim~ boyutları
izler;
Nokta çekici,
Yuvarlak çekici
ve
Torus çekicisi.
Bu dört çekici Kaostan
düzen yaratmak için gerçekliğin tüm yüzeylerinde harekete geçer. Onlar
bize gerçek dünyada olup bitenleri anlamlandırmamız için gerekli akıl
kuralını sunar. Dünya gerçekten de önceden inanıldığı gibi tamamen düzenli
değildir. Aksine temelde düzensiz ve kaotiktir, fakat zaman içinde düzenli
paternler yaratan kozmos güçlerini /çekicilerini de içinde barındırır.
Çekicileri tam anlamıyla anlamak, yeni bir uzay ve zaman anlayışı
gerektirir. Uzayı, noktadan dünyaya açılan kaynak güç olarak ~
Sanskritçede
Brahman, Çincede
Wu Chi, Japon ve Peru
dillerinde
Ki
~
algılamak... Yeni zaman anlayışı ise zamanın gerçekte hiç de saat tarafından
belirlenmediğinin, yoğunluk ve ritimlerle şekillendiğinin farkına
varmamızı gerektir. Bu dört çekicinin hareket alanlarında kaos içinden
düzenin belirdiğini görebiliriz.
Bilgisayarlarda elektrik akımı tekrarları otomatik
olarak yaratır. İnsanlarda ise bu o kadar basit değildir; yeni bir tekrara
başlayabilmek için sıfıra –farkındalığa-
geri dönmemiz gerekir. Farkındalık, Japonların
~Hara~ olarak adlandırdıkları,
gerçek benliğin merkezine ulaşarak bağ kurduğunuz kutsal yerdir. Birçok
bilim adamının Kaosu anlamakta çektikleri zorluk zihinsel değil
varoluşsaldır. Analitik düşüncenin yuvarlak çekicisini temel alan
bilinçleri Tuhaf çekiciyi dışlar. İçlerindeki öze, farkındalığa
ulaşamadıklarından, kaosu yalnızca dışarıdan görebilirler. Bilgiden
bilgeliğe, siyahın içine doğru bir sıçrayış yapamazlar. Bu dayanak olmadan
da, deneysel kavrayışa ve onun getirdiği güven ve bilgeliğe sahip
olamazlar. Bir fraktala baktıklarında sadece yalıtılmış Cantor kümeleri
görürler, bütünün farkındalığından çıkan paterni kaçırırlar.
Nokta
çekici
Nokta çekici kaostan düzen
yaratmanın en basit yoludur. Birinci boyuta, sonsuz sayıda noktanın
toplandığı doğru boyutuna aittir. Nokta çekici iş başında olduğunda, kişi
elektromanyetiğin pozitif ve negatif kutupları gibi, değişmez bir biçimde
tek bir faaliyete doğru çekilir ya da bir diğerinden uzağa itilir. Bu
çekme ve itme arasında her zaman enerjilerin dengelendiği bir durak
noktası vardır, ta ki bir güç diğerinden daha şiddetli hale gelene kadar.
Nokta çekicide, bir istek üzerinde sabitlenme ya da ondan kaçma vardır ve
bu aşılana dek diğer her şey bir kenara itilir. Pozitif çekimde tüm yollar
aynı yere varıyor gibidir, negatif itmede ise hepsi aynı yerden çıkarlar.
Eksi ucu çeken artı uçlu mıknatıs, sürtünme ve hava kuvvetiyle yavaşlayan
sarkaç, ya da daha grafiksel olarak dişi köpeğin etrafında dolaşan erkek
köpek, hepsi nokta çekicinin işleyişini gösterir. Bu, siyah-beyaz, iyi-kötü’ye
odaklı, tek akıllı bir çekicidir, nadir durak noktaları dışında. Bunun
bilinçteki yansıması hissetme duygusudur; sevdikleri ve nefret
ettikleriyle.
Yuvarlak
çekici
Yuvarlak çekiciyle kişi
önce bir şeye sonra bir diğerine doğru çekilir; dönen bir mıknatıs gibi
önce çekilerek sonra uzaklaşarak sonra yeniden çekilerek. Bu çekici,
sonsuz sayıda doğrudan oluşan düzlem boyutuna aittir. Bu çekicinin
etkisinde iki ya da daha çok faaliyet arasında döner durursunuz. Nokta
çekici kadar basit ve doğrudan olmasa da döngüsel olaylarda bir düzen ve
basitlik bulunur. Günün sonunda uyuma isteği duymak, ve bu istek doğal
olarak tatmin edildiğinde yeni günün başlangıcında yeniden hareket etmek
istemek, daha sonra tekrar uyumayı istemek gibi.

Yuvarlak çekici basit çekme
ve itme tipindeki nokta çekiciye göre çok daha karmaşıktır. Tarafsız
düşünce gibi yuvarlak çekici her iki yanı da fark eder ve bir üçüncüyü
eklemek ister; örneğin tez ve antitezden doğan sentez gibi.
Torus
çekicisi
Torus çekicisinde ileriye
doğru karmaşık bir dönüş vardır, bu yüzden de kendini tekrarlarken
farklılaşır. Torus çekicisi üçüncü boyuta –sonsuz sayıda düzlemden oluşan
cisim boyutuna- aittir. Nokta ve yuvarlak çekicilerle karşılaştırılırsa,
Torus çekicisinin yönlendirdiği paternlerde yüksek seviyede düzensizlik ve
karmaşıklık vardır. Fakat Tuhaf çekicinin aksine, patern hala sabit ve
sınırlıdır ve öngörüde bulunulabilir. Torus çekicisi pek çok düzlem
üzerindeki helezonsal bir daireden oluşur, bir ya da daha fazla tam dönüşü
tamamladıktan sonra kendisiyle yeniden birleşebilir veya birleşmeyebilir.
Bunun insan bilincindeki yansım ası
duyu fonksiyonudur. Duyuların ve hislerin karmaşıklığında kendini
gösterir.
Torus çekicisinin iş
başında olduğu olaylara bir örnek, bir kişiye bir yıllık bir süre boyunca
pek çok farklı düzeyde kendine çeken ve her yıl yinelenen olaylar
olabilir. Her yaz golf yapmayı, her sonbahar kayağa gitmeyi istemek ya da
tatillerde çok fazla yiyip içmek gibi. Doğada bu birbirlerinden bağımsız
türlerin karmaşık etkileşimiyle kendini gösterir. Örneğin, böcek sayısının
çokluğu kurbağa nüfusunu etkiler, bu da onların öncü türü olan alabalık ve
onların öncüsü turna balığı nüfusunu etkileyecektir. Ne yazık ki pek çok
insan da Torus çekicisinin karmaşık fakat öngörülebilen etkisi altındadır;
ya da yuvarlak ve nokta çekicinin çok daha basit etkileri altında.
Tuhaf
çekici
Nokta çekici, yuvarlak
çekici ve Torus çekicilerinin determinist (neden-sonuca dayalı) etkisinden
kurtularak Tuhaf çekicinin önceden bilinemezliğine doğru geçiş yapmamız
gerekiyor. Bu çekici, kişilik organizasyonunun temelidir. Tuhaf çekicinin
hareketlerinin belirgin bir düzeni bulunmamaktadır. Yüzeyde tamamen bir
kaos gibi görünse de, içinde zamanla belirginleşen ve doğru açıdan
bakıldığında görülen ince bir düzeni barındırır. Bunun bilinç düzeyindeki
benzeri ‘istek’tir. Yine de, Farkındalığa –sıfır boyutuna- bağlandığında,
anlık ve tahmin edilemezdir. Kaotik görünmekle birlikte, ince, fraktal
yapıda bir düzene sahiptir.
Tuhaf çekici sonsuz sayıda
farklı biçim alabilir. Bunların hepsi de fraktal yapıdadır ve sonsuz açıda
kendi kendine benzerlik gösterirler. Sıfırın bilinmezliği -Tuhaf çekici-
tarafından yönlendirilen fraktalların en ünlüsü, Mandelbrot setidir.
Mandelbrot fraktalına daha önceki bölümlerimizde yer vermiştik.
(1)
Bu fraktalların bir diğeri de aşağıda gördüğünüz
Lorenz
Çekicisi’dir. Lorenz
Çekicisi, “kelebek
etkisi” olarak da
adlandırılmaktadır. Başlangıç durumuna hassas bağlılık olgusuna işaret
eden bu kavram, -bugün Pekin’de kanatlarını çarpan bir kelebeğin havada
oluşturduğu dalgaların, gelecek ay New York’ta fırtına sistemlerine
dönüşmesi kavramı- olarak ifade edilmektedir.

Kaos I
Kaos II
Bilincin Fraktal
Bağlantısı
yukarı
www.meditatifdans.com
e-mail: bilgi@meditativedance.com
|