Meditatif dans | İletişim | Dersler | Basın Odası | Quote
    Duruşu düzeltmek en büyük amacımız. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu farkedersiniz. Bunun sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt,  insanı yok edecek  sürece sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da kaynağıdır.”

 

Duruşu düzeltmek en büyük amacımız. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu farkedersiniz. Bunun sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt,  insanı yok edecek  sürece sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da kaynağıdır.”

YETİŞME ÇAĞI

Ortaokul ve Lise Çağlarının Özgür Hatıralarına

 

   

Ders yerleri ve saatlerini öğrenmek  için tıklayın..

 
 

 

E-mail listemize katılın, etkinliklerimizden ilk siz haberdar olun.. tıkla

Bu benim belki de yıllardır yaptığım en güzel şey... Tuhaf ve uçsuz bucaksız bir derinlikle bağ kurmuş olduğumu hissediyorum. Burada gördüğüm çeşitlilik, iyi niyet ve gelişim için duyulan istek inanılmaz..." Devamı

Duruşu düzeltmek en büyük amacımız. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu farkedersiniz. Bunun sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt,  insanı yok edecek  sürece sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da kaynağıdır.”

Duruşu düzeltmek en büyük amacımız. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu farkedersiniz. Bunun sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt,  insanı yok edecek  sürece sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da kaynağıdır.”

DUYGUSAL ZEKA

Bulguların en rahatsız edici olanı, aileler ve öğretmenlerle yapılan araştırmaların sonucunda ortaya çıkan dünya çapında yaygın bir eğilimdir. Bu da, şimdiki kuşağın bir öncekine oranla duygusal açıdan daha fazla zorluk çektiği, daha yalnız ve depresif, daha kızgın ve asi, daha sinirli ve kaygıya yatkın, daha fevri ve saldırgan olmasıyla ilgilidir.

Eğer bir çözüm varsa, bunun gençlerimizi hayata hazırlama tarzımızda yattığını sanıyorum. Günümüzde çocuklarımızın duygusal eğitimini şansa bırakıyoruz. Ve bunun sonuçları çok yıkıcı olabiliyor. Çözümlerden biri, aklı ve kalbi birleştirerek nasıl eğitim alınabileceğine dair bir vizyon geliştirmektir. Yolculuğumuz duygusal zekanın temellerini, çocuklara vermeyi amaçlayan yenilikçi sınıflardır.[1]

Daniel Goleman, hemen  ardından soruyor: Biz  çocuklarımızın hayatın üstesinden daha iyi gelebilmeleri için neyi değiştirebiliriz?  Sözgelimi yüksek IQ’lu  birinin çuvallamasında ve vasat IQ’lu bir  diğerinin şaşırtıcı derecede başarılı olmasında acaba hangi etkenler rol oynuyor?

Ve sorusunu cevaplıyor: Bu fark duygusal zeka denen yeteneklerde yatıyor ve özdenetim, azim, sebat ve kendi kendini harekete geçirebilmeyi kapsıyor.  Bunlar  öğretilebilir ve bu sayede genetik piyangoda kişiye çıkan entelektüel potansiyeli daha iyi kullanabilme  şansı elde edilir.

Bencillik ve şiddet toplumsal hayatın güzelliklerini bozmaya başlar. Duygusal zekanın önemi, duyarlılık, kişilik, ahlaki güdüler arasındaki bağlantıya dayanır. Bulgular, hayattaki etik tavrın temelindeki duygusal yetilerin bir ürünü olduğunu gösteriyor. Dürtü, duygunun ifade ortamıdır; tüm dürtülerin  özü kendini bir eylemle ifade etmek isteyen hislerdir. Dürtü kontrolü, irade ve kişiliğin özüdür.

Genetik mirasımız her birimize mizacımızı belirleyen bir dizi duygusal kıstas bağışlamıştır. Ancak beyin devreleri esnektir;  mizaç, kader değildir. Duygusal zekanın temelinde, çocukken evde ya da okulda öğrendiğimiz duygusal derslerin duygu devrelerini  şekillendirerek bizi daha yeterli ya da  yetersiz kılması yatar. Bu, çocukluk ve ergenliğin yaşam boyu   varlığını hissedeceğimiz temel duygusal alışkanlıkların oluşmasında kritik dönemler  olduğu  anlamına gelir.

Goleman, yetişme dönemi içinde  duygusal dünyayla başa çıkmayı beceremeyenleri  bekleyen tehlikeleri araştırıyor. Duygusal zekadaki eksikliklerin, depresyon ya da şiddet dolu bir hayattan, yeme bozukluklarına ve bağımlılıklara uzanan bir yelpazedeki riskleri nasıl artırdığını gösteriyor.   Goleman’a göre,  çözümlerden biri,  öğrencilerin bir bütün olarak, aklı ve  kalbi birleştirerek nasıl eğitilebileceğine dair bir vizyon geliştirmektir.

Tutkularımız;  düşüncelerimizi,  değerlerimizi,  yaşam  mücadelemizi yönlendirir ve iyi kullanıldığında bir bilgelik içerirler. Ancak kolayca yoldan  çıkabilirler, çoğu zaman olan da budur. Aristo’nun da gözlemlediği gibi, sorun duygusallıkta  değil, duyguların ve ifadelerinin uygunluğundadır.

Goleman’a göre sorulması gereken şudur: duygularımızı, akılla nasıl birleştirebiliriz?

[1] Daniel Goleman, 1995. Duygusal Zeka. Varlık Yayınları, İstanbul

"Kişi gerçeği kalbiyle görür;  esas olan gözle görülmeyendir. "

                              Antoine De Saint-Exupery, Küçük Prens

Gardner’ın 1983 tarihli önemli kitabı ‘Frames of Mind’, IQ görüşüne karşı bir bildiri niteliğindeydi ve hayatta başarılı olmak için tek tip zekanın şart olmadığı, yedi temel  çeşitlemesi olan geniş bir yetenekler yelpazesi bulunduğunu söylüyordu. Gardner’ın listesi sözsel ve matematiksel-mantıksal yatkınlık olmak üzere iki standart akademik zeka türünün yanı sıra, olağanüstü ressam ve mimarlarda görülen uzamsal kavrama kapasitesini; Martha Graham gibi dansçılarda olduğu gibi fiziksel akıcılık ve zarafette kendini gösteren kinestetik  dehayı veya Mozart gibi müzikal yetenekleri de kapsıyor. Bu listeyi tamamlamak için Gardner’ın kişisel zekalar diye tanımladığı zekanın iki yönünü kullanabiliriz. Carl Rogers gibi büyük terapistlerde ya da Martin Luther King gibi dünya liderlerinde bulunan kişiler  arası ilişki  becerileri; bir de Sigmund Freud’un dahice sezgilerinde ortaya çıkan veya daha yalın şekliyle bir kişinin hayatını gerçek hisleri doğrultusunda yaşamaktan aldığı hazda görülen türden psişik yetenekler...

Meditatif  Dans

Doğu ve Batının, Akıl ve Duygunun Buluşum Harmonisi

Meditatif dans zihnimizdeki akıl-duygu temel ikiliğini,  beynin  sağ ve sol yarıküreleriyle açıklar. Zincirleme zeka ve sezgisel akıl diye adlandırılan  bu ikilik,  ezeli çelişkilerimizin kaynağı olduğu  kadar bizi oluşturan birleşenlerimizdir.

Meditatif dans matematiksel, sözel, harekete ilişkin ya da  sanatsal yeteneklerimizin bütünleştirilerek geliştirilmesini savunur.

Uzak Doğu felsefesinden Yunan mitolojisine, dini sistemlerden bilimsel paradigmalara uzanan yolculuğunda meditatif dans, düşsel ve düşünsel keşif tadında, insanı beden-zihin ilişkisi içinde kendisinin keşfine ulaştırır.

Beden- Zihin ilişkisi “Düşün ve Gerçekleştir” şeklindeki temel insan formulasyonuna dayanır. Tarihsel verilerin izni ölçüsünde çizebileceğimiz en büyük daireye ulaşmamızı ve bu bütünsellik içinde sarsılmaz bir tutarlılık kurmamızı amaçlar.

Tarihte sezgilerin patlama noktasının zihin-beden ilişkisine uzanımı Yoga ve Meditasyondur. Aklın patlama çağında Aydınlanma Düşüncesinin bedene ulaşması Klasik Bale ve devamında Modern Dans ile olmuştur.

Her beden genetik  mirası ile birlikte bu keşifleri tecrübe etmeye hazırdır. Günlük hayatımıza bu keşiflerin etkisi Klasik  Bale ile yaşanan vücut kombinasyonları sonucunda

artan akıl-vücut koordinasyonu, gelişen beden dili, toplumsal hayattaki estetik sunumlar,  Modern  Dans ile birlikte hissedilen uyum becerileri olarak sayılabilir.

Batı teknikleri, bir birey olarak insanın yeteneklerini azami olarak artırmasına dönüktür.  Toplumsal hayatın kuralları, iç dünyamızın gidişinden, hedeflerinden ve güç kaynaklarından tamamen farklıdır. Toplumsal ilişkileri kurma ve geliştirme ve bütün bunların iç dünyamızdaki yorumları meditatif dansın araştırma konularındandır.

Tutarlılık oluşumunda herhangi bir sorun iç ve dış dünyamızın dengesinde onarılmaz yaralar açar. Mevlana’nın dediği gibi kişinin  iç çatışmaları dinmeden, dünya yüzündeki savaşları durdurabilmek olanaksızdır.

ø ø ø 

Varoluş ile ilgili sorulara verilen en keskin ve derin yanıtlar Doğu’dan gelmiştir. Onlara her   döndüğümüzde onlar bize doğayı işaret edecektir. Kaçmayın, derler. Bu, sizin doğanız..

Durağanlıktaki bilinç anahtarlarını doğuda saklar. Bilincin hareketi Tasavvuftadır. Ve hareketin bilinci ise batı kapılarından girmenizi bekler.  

Bu çağ karışımın çağı; vizyonlar tek tek ve tekrar tekrar süzülemez artık bilincimize. Çünkü elektronik, bir vizyon girdabına sokar bizi.

Yetişme çağında bir insan, kendi bilincinde olmasa da, ona ceninken verilen vaadi arar. Hani bir sevgi denizi vardı der. İçinde beraber yüzeceğimiz.

Dünya  artık toplayabildiği, inceleyebildiği büyük bir tarihe sahip. Artık dünyada tanınmayan, bilinmeyen kör kuyular yok. Artık bir ‘biz’ var. Hep  beraber  peşinde koşabileceğimiz yitik ama dev boyutlu bir soru var.

Yeni nesil sıralanmak, zincir gibi dizilmek, elenmek ve yenilmek istemiyor. Kendi yenebilecek olsa da, bir başkasının yıkımının üzerine zafer kurmak istemiyor.

Yeni nesil, o eski  insanlık düşlerine çıkan yolun izini buldu..

 

yukarı

 

 

 

www.meditatifdans.com

e-mail: bilgi@meditativedance.com

 

 
 

 

Meditatif dans temelini bir his ve hareket konsantrasyonu olan Mevlevilerin dansından alıyor. Tasavvuf tarihine kısa bir bakış için tıklayın..

 

 

 

 

 

 

‘İnsanların en az bilgi sahibi oldukları şey kendi vücutları ve bu maalesef gerçek hislerine ve benliklerine de ne kadar uzak olduklarını gösterir. Vücut sırlarla ve sürprizlerle dolu bir evrendir’

                     Nephes

 

© Quote, 2004 -Web sitesi içeriği kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


DHTML Menu / JavaScript Menu -Created using OpenCube NavStudio Software.