Meditatif dans | İletişim | Dersler | Basın Odası | Quote
    Duruşu düzeltmek en büyük amacımız. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu farkedersiniz. Bunun sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt,  insanı yok edecek  sürece sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da kaynağıdır.”

 

Doğu & Batı

netliğin sırrı derinliktedir...

   

Ders yerleri ve saatlerini öğrenmek  için tıklayın..

 
 

 

E-mail listemize katılın, etkinliklerimizden ilk siz haberdar olun.. tıkla

Bu benim belki de yıllardır yaptığım en güzel şey... Tuhaf ve uçsuz bucaksız bir derinlikle bağ kurmuş olduğumu hissediyorum. Burada gördüğüm çeşitlilik, iyi niyet ve gelişim için duyulan istek inanılmaz..." Devamı

Duruşu düzeltmek en büyük amacımız. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu farkedersiniz. Bunun sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt,  insanı yok edecek  sürece sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da kaynağıdır.”

Karışımımızın iki kanadı doğu ve batı. Derinliği ise Anadolu. Diagon, Aristo gibi nice düşünürü yetiştiren, acılarla olgunlaşmış; ince, narin, sonsuz kıyılarıyla ve yaşam çeşitliliğiyle eşsiz topraklar.

Doğuya uzanan kolumuz avuçlarında var oluşun tüm gizemini ve bilgeliğini taşır. Uzandığı bahçelerde, çılgın koşuşturmalarını dünyanın, sükunetle seyreder. Var oluşuyla yetinmeyi bilir. Onun değer verdiği her şey; yıldızlar, ağaçlar, gün batımı, tarihi yapılar bedavadır.

Batıya uzanan kolumuz bir de teknolojinin elinden seyreder büyük ve küçük evrenleri. Zihnindeki imajları kağıt üstünde görür. Gerçeğin yansımalarını izler izdüşümünde..Onları sıralamayı, aktarmayı ve yenilemeyi öğrenir, yöntemleri ve hızı keşfeder.

Derinliğimiz ise netliğin sırrını verir bize. Açık ufukların, cömertliğin ve paylaşımın hediyelerini. Ona döndüğümüz her zaman, o bize birbirimizi işaret edecektir. Paylaşın der, sevin ve sevgiye güvenin. Onun bağlayıcı gücü sevgi, büyük bir sır gibi her sorunun cevabı olur.

Modern hayatın tahayyül ettiği gibi insan tek başına bir birey olmaktan öte bir şeydir. Bağları onu tarihine, genetiğine, topraklarına, diğer insanlara ve doğasına bağlar. İnsan gelişimi üzerine gerçek bir değişim yapmak isterseniz, bu bütünlüğü görmeniz ve keşfetmeniz gerekir. Meditatif dans, beynimizin zincirleme çalışan yarısı ve sezgisel çalışan yarısı arasındaki ilişki üzerine odaklanır.

Sağ beyin bütüne yöneliktir; doğadan ilham alır, yaratıcı enerji ve duygu yoğunluğu neredeyse oraya kanatlanır. Sol beyin, zincirleme zekayı sembolize eder, parçadan bütüne doğru sıralamacı düşünür. Kısa vadeli insan gelişimine, maddeye önem verir.

Sağ beyin sezgisel aklı üretir. Sihirler ve mucizeler onun ürünleridir. Anlam ve bütünlük hissi, duyguların ahengi ve enerjilerin dünyasını içeren öbür yarımızdır. Maneviyat ile ilgili tüm fikirlerimizin temelidir.

Doğaya ve duyguya karşı modern çağda yükselen insan aklı, bireye değer veren, doğaya karşı insan aklını yücelten bir bilinç geliştirmiştir.

Sezgisel aklı reddedip, gelişim için maddeye gözünü diken insanoğlu, sıralamacı zihniyetiyle parça psikolojisi taşır.

Sol beyni simgeleyen erkek ve batı, sağ beyni simgeleyen kadın ve doğu gibi güçler ikilikleri gösterir. Erkek, parçayı temsil eder; onun için hareket ve güç önemlidir. Kadın ise bütüne, anlama ve uyuma önem verir.

Quote’nin yorumunca, individual, indivisible duality anlamına gelir ve bu bölünemeyen ikiliğin çapraz birlikteliğidir.

Meditatif dans, temelini ve felsefesini Mevlevilerin dansından alır. Vahdeti vücut varlık birliği, bilim daha uyumu ve enerjileri keşfetmeden çok önce insan zihninde yerini bulup tanımlanmıştır. Onlar genetik bilimi her canlının aynı genetik kodu kullandığını bulmadan önce hepimize dağılmış enerjiden ve bütünün taşıdığı eşsiz ahenkten söz ederler. Sufiler, hareket meditasyonu ile yogilerin durağanlıkta bulduğu bilince dünyanın hareketini ilave ederek enerji konsantrasyonunun temelini atmışlardı. Onlar, enerjinin dağılmış olduğunu, hepimizin birbirimizin ve doğanın parçası olduğumuzu hissediyorlardı.

Bizim meditatif dansta yaptığımız, sol beynimizi ve sağ beynimizi bütünsel olarak geliştirmektir. Sezgisel aklımız için doğa ile en derin bağı kuran doğu disiplinleri yoga ve meditasyonu, zincirleme zekamız için ise batı disiplinleri Klasik Bale ve Modern Dansı kullanırız.

Bütün büyük düşünceler beden üstünde iz bırakır. Ve doğu ile batının gerçek farkı ve birbirini tamamlayışı beden ve zihin ilişkisine bakılarak anlaşılabilir. Vücut ve zihin eğitiminde patlama noktaları vardır. Sezgilerin patlama noktası yoga ile, aklın patlama noktası ise aydınlanmayı takip eden Klasik Bale ile olmuştur. Bunların var oluş deneyimimize ve kişisel gelişimimize katkısını anlayarak bizi oluşturan parçaları bütünleyebiliriz.

‘Bir varlık olarak insan’ araştırmamızı Doğu teknikleriyle ilerletir; konsantrasyon, esneklik ve uyum kazanırız. Doğayı izleyerek, deneme yanılma yöntemiyle asırlardan bugüne geliştirilen yöntemler her şeyden önce bir varlık olarak insanın kendi güçlerini keşfetmesini sağlar. Doğanın örgülerinin içimizden geçtiğini, yıldızların parıltılarının gözlerimize yerleştiğini, çok çok derinlerde bu bilgilerin kayıtlı olduğunu böylece anlarız.

Bilim, insan beyninin tek yönlü gelişimi ile bizleri yepyeni bir hayata sürükledi. İnsanın bir varlık olmaktan öte var oluşu anlamlandırabilecek bir akıl olduğunu keşfettik. İnsan aklının patlama noktası Aydınlanma çağının ürünü Klasik bale, doğaya karşı insan olmayı öne çıkardı.

İnsanın doğasına hükmedebileceği, kendi bedenini mükemmel olarak eğitebileceği düşüncesi ile yola çıktı. Klasik bale ile tanışarak modern düşüncenin azmini anlayabilirsiniz.  Klasik bale formlarında estetiğin ve mükemmelliğin tanımı yapılır.

Vücudunuzda bu formların çeşitliliğini görerek, insan aklının sistematize etme becerisi ve zincirleme zekasıyla büyülenirsiniz. Doğaya karşı insanın taşıdığı adalet ve mükemmeliyet duyguları korunmaya değerdir.

‘Bir varlık olarak insan’ araştırması üzerine eklemlenen bir ‘insan olarak insan’ araştırması ile keşfiniz sürer. Burada, toplumun uzlaştığı değerler bütünüyle, insan aklının gururu ile tanışırken, bedeniniz de kondisyon ve güç kazanır. Akıl- vücut koordinasyonu ile gerçekleştirme becerinizi alır, sınırsız yaratım enerjisine ulaşırsınız.

Bir insan düşünün dünyaya boylu boyunca uzanmış. Kafası batıysa, karnı doğu. Batı düşündü ve yaşamı sistematize etti. Doğu var oluşla birleşti evrenin rahminde ve ışık tuttu varlığa. Biz onun kalbiyiz. İkisi  arasında bağ kuran, sevgiyle zıtlıkları bütünleştiren ve birleştiren. Biz onun kalbiyiz attıkça var oluşu koruyan ve yeniden üreten..

Bilim, maddeci yaklaşımına ve sezgisel aklı reddetmesine rağmen bir gerçeğe ulaştı. Uyumun varlığı kaos felsefesinin en ilginç dallarından fraktal geometriyle ispatlandı.Doğanın mükemmellik sembolleri fraktallar, insanlığın tahayyül dünyasında her zaman canlıydı. Yunanlıların cevheri, Sufilerin özü ve enerji aynı kavramı işaret eder. Bütün bir bakış, bizi duyguyla var edilen ve akılla yaşatılan ve bir parçası olarak bizi sahiplenen bir evrene taşır.

Doğanın mükemmellik sembolleri fraktallar, taşıdıkları kendi kendine benzerlik ve başlangıç durumuna hassas bağlılık ilkeleriyle kendi kültürümüzden yola çıkarak keşiflerimizi tutarlılıkla sentezlememizi işaret eder.

Birçok medeniyeti kendi bilinciyle koruyarak yüzyıllarca yaşamalarını sağlayan İstanbul uyumun ve demokrasinin beşiğidir. Buradan her zaman doğu ve batıya yollar uzanır. Özümüzü aradığımızda ilk önce karmaşıklığımızın keşfini buluruz. Ve sonra bu karışımı uyumla bütünleştirmenin anahtarlarını..Ve bu anahtar, tüm dünya için var oluşa tekrar heyecanla yaklaşılmasının, gerçeklik hissinin, uyumun ve barışın kapılarını açar.

 Meditatif dans, medeniyetleri ve dinleri buluşturan şehrimizde doğmuş, iki kıta arasındaki düşünce ve deneyim yolculuğudur.

Bütünsellik ve Meditatif dans

 

Felsefe, düşünce tarihi, siyaset bilimi her zaman uğraştı doğu ve batının farkını anlamak için. Sistemlerini, üretimlerini ve tarihlerini incelediler. Birbirlerine türlü isimler taktılar. Maneviyatın ya da aklın; inancın ya da eğitimin çıkışlarını ve sonuçlarını araştırdılar. Doğu neden doğuydu, güneşi daha önce gördüğü için mi; batı neden daha gelişmişti? Anlayışlarının temelinde coğrafyalarının mı etkisi vardı, yoksa karakterlerinin mi, yoksa tecrübelerinin mi?

 

Biz bu karmaşanın ve sorunun içine doğduk. Ailemiz bize doğunun geleneklerini sundu, okulumuz batının dilini öğretti. Biz (some thing) bazı şeyler olan doğu ve batının arasında hiçbir şey ya da her şey olmak arasında kararsız kaldık. İkisini birbirine topladık, bir şey bulamadık; birbirine böldük, bir şey anlamadık, birbirinden çıkardık, kendimizden de eksildik.

 

Çünkü ikisi aynı şeyin peşinde değildi, aynı doğrultuda olan şeylerin ilerisi ve gerisi olabilir; halbuki ikisi de farklı şeyler bulmuştu kendilerinin peşine düştüklerinde..

Bizim topraklarımız ise açık olun, diyordu bize. Aşktan bahsediyordu bıkıp usanmadan. Sevgiyi anlatmaya çalışıyordu. Sevgiyi ve onun bağlayıcı gücünü, peki neyi bağlayacaktık birbirine?

 

Bir gün bir dansçı gördüm. Karşımda kocaman bir yürek vardı. Dik omuzları olabildiğine açık, bir kolu doğuya, bir kolu batıya uzanmıştı.

 

Yavaşladığında bir kedi gibi esnekti, yükseldiğinde benim de ayaklarımı yerden kesti. Sanki bir parça havayı da kendisiyle beraber indiriyordu her yere bastığında. Hızı ve kararlılığı batı teknikleriyle içine sindirmiş, durağanlığını ve derinliğini doğunun sınırsız huzurundan almıştı. Sanki bir an karşımdaydı, bir an ise yoktu. Yokluğunda ulaşılmazlığı, varlığında keskinliği sunuyordu.

 

Bir insan, gördüklerini ve yaşadıklarını yılmadan birbiriyle çarpmış. Dünyayla birlikte Mevlevilerle dönmüş, yogilerle nötr olmuş, seyretmiş, tanık olmuş, modernizmle keşfin büyüsüne kapılmış, baleyle mükemmelliği aramış. Hepsine kendinde yer açmış, hepsini taşımış, duygularını olabildiğine serbest bırakmış.

 

Dik duruş dedi, bir onurdur. Sizi asla yarı yolda bırakmayan bir güç..

Hareketlenin, kendi hareketinizi kendiniz yaratın..

 

İnsan, bir soru.. anlama tutkusuyla için için yanan..

İnsan, asla bir cevap değil, hiçbir zaman net değil...

 

Dağlar nettir, yüzünüzü okşayan meltem nettir, burnunuza çarpan poyraz nettir, kediler nettir, para, aşk, mutluluk ve acı nettir..

İnsan ise bir karışım..

 

 

Derinine bakarsan bulanık görürsün

Ama derinden bakarsan her şey berraklaşır..

 

yukarı

 

 

 

www.meditatifdans.com

e-mail: bilgi@meditativedance.com

 

 
 

 

Meditatif dans temelini bir his ve hareket konsantrasyonu olan Mevlevilerin dansından alıyor. Tasavvuf tarihine kısa bir bakış için tıklayın..

 

 

 

 

 

 

‘İnsanların en az bilgi sahibi oldukları şey kendi vücutları ve bu maalesef gerçek hislerine ve benliklerine de ne kadar uzak olduklarını gösterir. Vücut sırlarla ve sürprizlerle dolu bir evrendir’

                     Nephes

 

© Quote, 2004 -Web sitesi içeriği kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


DHTML Menu / JavaScript Menu -Created using OpenCube NavStudio Software.