Meditatif dans | İletişim | Dersler | Basın Odası | Quote
    Duruşu düzeltmek en büyük amacımız. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu farkedersiniz. Bunun sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt,  insanı yok edecek  sürece sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da kaynağıdır.”

 

Bütünsel inanış;

 

Bilincin Bilimi için Gerçek Bir Deney

 

   

Ders yerleri ve saatlerini öğrenmek  için tıklayın..

 
 

 

E-mail listemize katılın, etkinliklerimizden ilk siz haberdar olun.. tıkla

Bu benim belki de yıllardır yaptığım en güzel şey... Tuhaf ve uçsuz bucaksız bir derinlikle bağ kurmuş olduğumu hissediyorum. Burada gördüğüm çeşitlilik, iyi niyet ve gelişim için duyulan istek inanılmaz..." Devamı

Duruşu düzeltmek en büyük amacımız. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu farkedersiniz. Bunun sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt,  insanı yok edecek  sürece sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da kaynağıdır.”

Duruşu düzeltmek en büyük amacımız. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu farkedersiniz. Bunun sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt,  insanı yok edecek  sürece sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da kaynağıdır.”

Tüm devirler doğal olarak üç bölümde gelirler. Çünkü bir devir olarak tanımlanmak için – iki veya daha çok boyutlu uzayda – üç nokta alırlar. Bir nokta tohum gibi düşünüldüğünde, bir devir onu çevreleyen meyvedir. Her sonlu devir sonsuz uzaklıktan bir nokta gibi görülebilir ve sonsuz küçüklükte incelenen herhangi bir nokta bir devir gibi belirebilir. Birliği modellemek için bir noktayı kullanırsak, bir devri bütünlüğü modellemek için de kullanabiliriz. – İngilizce’de- bütün (whole) ve delik (hole) sözcüklerinin aynı şekilde telaffuz edilmesi bir rastlantı olmasa gerek. Bütün bir devrin içinde her zaman bir delik vardır.

Üç boyutta iki torusun hacminin dört boyuttaki bir kürenin (hiperküre) yüzeyi ile aynı ölçüme sahip olması, devirlerin bütün için model oluşturması tartışmasında yer alır. Basitçe, en düşük düzey bütün sıradan iki boyutlu dairedir.

Babylon Talmud’un Mishneh bölümünde kabalistik konulara ilişkin tartışmada özel talimatlar vardır. Mihneh ‘çıplaklık’ meselelerinin üç defadan fazla tartışılmasının yasaklandığı belirtilerek açılır. (çıplaklık bundan sonra yasak ilişkiler olarak geçecek)

Çıplaklığın yerini tutan kelime ‘or-i-oth’, fiziksel anlamda yorumlanmıştır ve üç ise üç kişi olarak düşünülmüştür. Halbuki, çıplaklık soyut anlamıyla ele alındığında ‘başka bir özelliği olmamak’ anlamındadır. Vücutsal olmayan, matematiksel olarak ‘İlk el’ dediğimiz  anlamdadır.

Bu birde üç, bütünlükte birlik, meyvede tohum modellerini seçmemizin bir nedeni torus düğümlerindeki özellikleri keşfetmektir. Torus düğümleri modeli matematik tekillikler üç ilmik, sarım, katman veya loplar içerirler. Örneğin, Sürekli Yaratılış’ın Meru modeli 3, 10 Torus düğümüdür; 3 katmanı ve 10 nodu bulunur. Torus düğümlerinin 3,X serileri 7 renkli, şık haritalar çizmemizi kolaylaştırması açısından en uygun modellerdir.

Arthur Young’ın Anlamın Geometrisi adlı eserinde bulunan evrensel kendini-organize etme süreçlerinin derecelerinin ve aşamalarının ortaya konması,  İbrani mektuplarının anlamlarını saptamamıza yarar.

3,X torus düğümlerinin düşük düzeni diğer alışılmadık özelliklere de sahiptir. Bunlar 5-platonik katılar ve temel matematiksel simetri gruplarıdır.

3,4 torus düğümü tetrahedron (dört yüzlü şekil) ve E6 simetri grubuyla ilişkilidir.

3,2 torus düğümü küp, octahedron (Sekiz yüzeyli şekil) ve E7 simetri grubuyla ilişkilidir.

3,5 torus düğümü icosahedron, dodecahedron ve E8 simetri grubuyla ilişkilidir.

Meru Foundation’un amacı kutsal metinlerden ve gizli alfabelerden yola çıkarak bilincin bilimi fikri için modeller oluşturmaktır. Dairelerin üçlü doğası hakkında torus düğümleri modelleri ile verilmek istenen sadece önemli teknik etkileri değil, aynı zamanda sosyal ve kişisel etkileridir.Bilincin bilimi fikri, iç (kişisel bilinç) ve dış (bilimler konsensüsü) arasındaki bağlantıyı içermektedir. Eğer gerçekten böyleyse, insan durumu ile ilgili soyut uygulamalar ile birlikte pratik için de bilgiler elde edebiliriz.

Rumi'nin geometrik yorumu

Ünlü İslam düşünürü Rumi, Mevlevilerin sema dansı için yaptığı geometrik yorumda 3,10 torus düğümünü Gül bahçesi / Sular / Dünya üstündeki ve altındaki 3 el olarak tanımlamış ve aşağıdaki diyagramı oluşturmuştur.

resmi görüntülemek için tıklayın..

Üç Dinsel Anlaşma  

Dinsel anlaşma, bu tartışmada ‘Tanrı ile anlaşma’ olarak ele alınır. Kendini tamamlama yolu ve referansını içinden alan bir vaattir. Batıda inancın üç kolu vardır; İbrani, Hıristiyan ve İslami versiyonların üçü de güçlerini ve sürekliliklerini sağlayan özel anlaşmalara sahiplerdir. Bunların genelleştirilmiş örnekler olarak ele alındığı unutulmamalıdır. Bu tanımlar tüm özellikleri içermez. Bu kolların tüm üyelerinin tek bir genel inanış tipine bağlı olduğunu iddia etmek niyetinde değiliz. İdeal olarak Yahudilik öğrenmeyi, Hıristiyanlık sevgiyi ve Müslümanlık teslimiyeti öne çıkararak inanç sistemlerinde hayati bir noktaya koyar.

  • Yahudi inanışında temel olan hukuku anlamak ve ona bağlılıktır. Yazılı olmayan, Talmud, İbrani kaynaklarından bilgi alır. Bu öğrenme için duyulan tutkuya yol açar. Bilgi sayesinde etik davranışa ulaşır, dünya ile temel ilişkisini bu anlayış üstünden kurar. Yahudilerin ellerinden daha fazla zihinlerini kullandıkları yönünde bir kanı hakimdir ki, toprak ve egemenlik olmadan yapabilecekleri tek şey buydu. Göçmen bir kültürün kendini öğrenmeye adaması doğal sayılabilir.

  • Hıristiyan inanışı sevgi üzerine kuruludur. Empati ekseninde, inanca giden yolda duyguları beslemeyi temel alır. Algı fizikseldir ve hukuku anlamak daha az önemlidir. İnsan Tanrı sevgisi ile değiştirilebilir ve iyileşebilir.

  • İslam inanışı ise teslimiyeti içerir. Kelime anlamı da boyun eğmedir ve her şeyi Tanrının isteğine bırakmak esastır.

Günümüz dünyasında, bu üç inanış ayrı ayrı ele alınamaz. Her biri uyumlu yaşam manifestolarının önemli basamaklarını içerir. Eğer bir çocuğun gelişimindeki evrelerle karşılaştırırsak, üçünün önemini ayrı ayrı anlayabiliriz. Öncelikle yeni hayat mutlaka tasavvur edilmelidir, (İbrani) sonra cenin beslenmeli ve annesinin rahminde taşınmalıdır, bu süreçte ebeveynlerinin duygusal ve vücutsal sevgisine (Hıristiyan) hayati bir şekilde ihtiyaç duyar ve son olarak çocuk doğurulur ve dış dünyadaki bağımsız yaşama teslim edilir. (İslam)

Kendi gerçeğimizde herhangi bir şeyin açığa çıkabilmesi için, düşünülmesi, hissedilmesi ve teslim edilmesi gerekir. Bu aşamalardan biri bile atlanırsa, çocuk var olamaz.

Gerçekleştiğinde, artık ona inanmanız gerekmez,

sadece tecrübe etmek, denemek gerekir. 

Eğer okuyucu bu modeli gerçek dünyada test etmek ve nasıl işlediğini görmek isterse, düşünün ki:

Bir deneyimi buna benzer deneyimler yaşamış diğer insanlarla ilişkilendirebilirsiniz, bu tecrübe kelimelerle ifadede bile zorlandığınız türden olabilir yine de anlaşırsınız. Tecrübe zaruridir. Eğer diğer insanlarla ortak olmayan tecrübelere sahipseniz, diğer insandan öğrenecek ve ona öğretecek bir şeyiniz de yoktur. Gerçek anlayış sadece yaşadıktan sonra gelir ve yeni bir hüner kazanmak için çıraklık dönemi şarttır. Ellerle üretim tanımın üzerinde yükselir ve sözcükleri gerçeklere çevirir.

Okuyarak gaz ve fren pedalını nasıl kullanacağınızı öğrenebilirsiniz ancak ayaklarınızı bu şekilde eğitmeniz tecrübe ederek mümkün olur.

Derin ruhsal deneyimler için de bu süreç gerekir. Mishneh’in Talmud yorumunda Ain Dorshin, Rabbi Akiva ve üç arkadaşının meditasyonlarında cenneti deneyimlemesini anlatır. Rabbi Akiva usta bir kabalisttir ve yaratılış konusundaki öğretileri yazan ilk insandır. Onun ruhsal tecrübeleri, bu tür tecrübeleri yaşamamış insanlar tarafından anlaşılamaz. Dini yükümlülüklere uyan biri bu tecrübelere yaklaşır ancak bu onu cenneti tecrübe etmeye hazırlamaz. Bu tür bir tecrübeden sağlam olarak dönebilen tek kişinin Rabbi Akiva olduğu söylenmektedir. Cennetten ancak girdiğiniz şekilde çıkabilirsiniz. Akiva b katmanından yani bütünlük ve barış kapısından girmişti ve yine oradan çıktı. Arkadaşlarından biri cennette öldü ve geri dönemedi. Diğeri döndü fakat iyi durumda değildi. Üçüncü ise entelektüel yeteneklerini kurtarabilmişti ancak ruhsal yeteneklerini kaybetmiş olarak döndü. (Quote’nin notu: Nasıl Yani?!)

Cennetteki bilgilere uzanan bir kral yolu bulunmuyor ve bu tecrübeler ikinci el tarafından taklit edilemez. Ruhsal gerçekleri kendiniz için tecrübe etmeden bilmeniz olanaksızdır. Kendi deneyimlerinizi ise ancak benzerlerini yaşamış olanlarla paylaşabilirsiniz. Ve bir çocuğun cinsel deneyimlerle ilgili yorum yapması ne kadar mümkünse, bu tecrübelerden birini yaşamamış birinin bu konu hakkında yorum yapması o kadar anlamlı olabilir.

Pirke Avot metninin ilk bölümünde şöyle der:

‘onun isteğine, kendi isteğinmiş gibi davran, böylece o da senin isteğine kendisininmiş gibi davranır. Onunkinden önce kendi isteğinden vazgeç, böylece o da seninkinden önce başkalarının isteklerinden vazgeçer.’

Dinsel öğretilerin insanlara iyi davranışı öğretmek için olduğu düşünülür. Ancak gerçekten bilincin bilimini öğreneceksek, bu ifadelerin daha fazlasını içerdiğini düşünmeliyiz. Gerçek ve pratik anlamlara sahip olabilirler. İnançta, test edip ispatlanabilecek deneyler vardır. Bilincin bilimini ispatlamak için bu metnin sahibi tarafından bir bilgisayar konferansında kullanılan bir deney tasarlanmıştır. Yöntemleri izleyerek isteyen her kişi Yahudi öğretilerine ve karşılaştırmalı olarak İslam ve Hıristiyan öğretilerine ulaşabilir.

ø Arabayı Geçmenin İnceliği ø

 

Aşağıdakilere inanmayın, sadece uygulayın. Eğer inanırsanız, diskalifiye olursunuz. Bu yüzden başlangıçta bunu eğlence olarak düşünebilirsiniz.

Bunun nedeni eğer istenilen sonuç gerçekleşirse egonuzun devreye girmesidir. Bilinç ego birlikteliği ‘dalga denklemini’ dağıtır ve deneyin işlemesini engeller.

İsteğinizi iptal etmenizin gerekliliği deney için bazı artı yollar da işaret eder. Yalnız olmalısınız ya da yanınızdakilerle deneyi paylaşmayın.

Eğer yanınızdakilere niyetinizi söylerseniz, deneyinizin sonucu sizi başarılı ya da başarısız kılar yani ego devreye girer, böylece deney işlemez.

Deneyi yaptıktan sonra söylemeyi planlasanız bile, bu plan egonuzu devreye sokacak ve deney gerçekleşmeyecektir.

Eğer siz, şu an bir aziz gibi isteklerinizi iptal edebilen bir insansanız, bu önlemlere ihtiyacınız yoktur. Ancak yazının devamında sizin bir aziz olmadığınızı farz edeceğiz. İsteyen ego-bilinç bizim 3 boyutlu bedenlerimize bağlıdır. Daha yüksek bir gerçeklik deneyimi üç boyutlu gerçekle tutarlı değildir, çünkü üç boyut nedenseldir. Bu, tekrarlanabilen ve geçerliliği ispatlanabilen bir deney olduğu halde, fiziksel olarak nedensel değildir. Bütün şartları yerine getirdiğiniz zaman, deney sizin için güvenilir olacak. Tevazu olmadan deney başarısız olur. Bu yüzden deneyi birilerine sunamazsınız. Sadece denemeleri için onları cesaretlendirebilirsiniz. Böylece başardıkları zaman konuşabileceğiniz ortak bir tecrübeniz olur.

Buradaki sadece bir örnektir. Bunu benzer durumlara taşıyabilir ve kendinize göre yorumlayabilirsiniz.

İki yönde de tek şeritli olan bir yolda gidiyorum. Sollamak yasak ve tehlikeli çünkü görüş açısı dar. Acelem var ve 45 mil ile giderken, 20 mil ile giden bir traktörün arkasında kalıyorum. Traktör olmasaydı, kendi hızımla vaktinde hedefime ulaşabilirdim.

Peki şimdi ne yapmalı?

Kaza riskini göze alıp traktörü geçmeye çalışabilirim. Ama bu kazayı göze alacak kadar acil bir durum değil.

Uzunları yakıp, kornaya asılıp, traktörün arkasında sinirle bekleyebilirim. Ancak traktörün yapabileceği bir şey de yok, ancak o kadar hız yapabilir.

Bu durumda deneye geçiyorum.

İlk durumda traktörü geçmek istiyordum. İsteklerimi törpülemem gerekiyor.

  1. Arkasında kalmayı sürdürüyorum. Ancak kendini baskı altında hissedeceği kadar yakın durmuyorum. Sadece orada olduğumu görüyor.

  2. Açıkça veya zihnimde ona gülümsüyorum. Dikiz aynasından onu görebildiğimi farz ediyor ve gözlerimle selamlıyorum. Şu düşünceyi oluşturuyorum: ‘İyi günler, bayım. Sizi geçebilir miyim? Eğer izin verirseniz, mutlu olacağım’. Bu benim isteğimi ortaya koyma biçimim.

  3.  Traktörün epeyce arkasında kalıyorum, ve tamamen onu geçmekten vazgeçiyorum. İsteğimi Tanrının isteği önünde iptal ederek, takdiri ona bırakıyorum. Bu aşama hayatidir ve değiştirilemez. İsteğimi iptal etmeliyim yoksa hiçbir şey değişmez. Geçme konusundaki bütün umudumu ve beklentimi yok etmezsem ve kendi isteğimi Tanrınınkinin lehine değiştirmezsem ve sonsuza dek unutmazsam hiçbir şey olmaz.  Eğer hiçbir şey olmadığı için sinirlerim gerildiyse, hiçbir şey olmamaya devam edecektir.

  4. Bütün şartlara ulaşıldığında, manifestoyu görmek istediğim şekilde düşünceyi oluşturduğum zaman..

  5. Ve ihtiyacımı ve onunla paylaştığım sevgi dolu duyguları hissettiğim zaman..

  6. Ve isteğimi Tanrının isteğiyle transfer ederek dileğimin tamamı ile uçup gitmesine izin verdiğim zaman..

...ancak ve sadece bundan sonra O olur.

Traktörü takip etmekten vazgeçtiğimde, traktör açıklanamaz bir şekilde çekilecek ya da bir tarafa dönerek geçmeme izin verecek. Veya başka bir şekilde geçmem için bir fırsat doğacak.

Bazen traktörü geçme konusundaki isteğimi yok etmemi sağlayan radyoyu açmak ve kendimi bir tartışmada veya müzikte kaybetmek olur. Radyoya odaklandığım sırada, isteğimi yönlendirdiğim an ve bundan sonra önümdeki engel kaybolur.

Arabayı geçme inceliği kendinizi polis otosunun arkasında bulduğunuzda da faydalıdır. Sizin için deney işe yarayabilir ancak bunu saymaktan vazgeçene dek bir daha işlemez. Saymak bu durumlarda alanla tutarsızdır. Aslında ilk denemede başarılı olmak güçtür, çünkü ego beklentilerini tutamazlar.

Ancak bir hayli denemeden sonra, doğal olarak bir şey olmasını ummamak mümkün hale gelir. Daha sonra doğal olarak bunu yapabilirsiniz. Bu yeteneğinizi birine göstermek istediğinizde işe yaramayacaktır. Çünkü egoya döner.

Zamandan zamana etkisi değişmesin istiyorsanız bir deney daha yapabilirsiniz.

·    Bu büyü değildir, hatta tam tersidir. Büyü, birinin kendi gücünü aşırı ve kötüye kullanmasıdır. Arabayı geçme inceliği ise kendi isteğinizi Tanrının iradesine bırakmaktır. Bu kabalistik ve dini perspektiflerin geleneksel öğretiler üstünde rehber oluşu ve gerçek yaşamdaki yardımcı rolüne bir örnektir.

·    Bu bilincin bilimidir. İnanılması değil, test edilmesi gerekir.

Ne yaparsanız yapın, bu deneyi inandıklarınızla çelişen bir şekilde yapmayın. Doğru anlaşılmazsa bu deney putlaştırma ile sonuçlanabilir. Bu ilk dinsel öğretilere ulaşan bir araştırmadır.

..Ve buna benzer bir deneyimi olan birini biliyorsanız, bu özel gösteriyi paylaşabileceğiniz birileri var demektir, objektif bir şekilde tartışabilirsiniz.

 

Not: Arabayı Geçme İnceliği’nin önceki bir versiyonu Paul David Pursglove’un The Zen of Close Encounters (Yakın Karşılaşmaların Zen’i) adlı kitabında bir deneme olarak yayınlandı. 1995, Yeni Oluş Projesi, Berkeley.

 Kaynak: The Three Abrahamic Covenants and the Car Passing Trick

              Stan Tenen, 1996

 

yukarı

 

 

 

www.meditatifdans.com

e-mail: bilgi@meditativedance.com

 

 
 

 

Meditatif dans temelini bir his ve hareket konsantrasyonu olan Mevlevilerin dansından alıyor. Tasavvuf tarihine kısa bir bakış için tıklayın..

 

 

 

 

 

 

‘İnsanların en az bilgi sahibi oldukları şey kendi vücutları ve bu maalesef gerçek hislerine ve benliklerine de ne kadar uzak olduklarını gösterir. Vücut sırlarla ve sürprizlerle dolu bir evrendir’

                     Nephes

 

© Quote, 2004 -Web sitesi içeriği kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
 



DHTML Menu / JavaScript Menu -Created using OpenCube NavStudio Software.