|
“Duruşu düzeltmek en
büyük amacımız. Doğru duruşu yakaladığınızda, ki bu uzun süreli bir
amaçtır, her şeye karşı doğru durmaya başladığınızı, kendi çizginizi
yakaladığınızı, tutarlılığınızı oluşturduğunuzu farkedersiniz. Bunun
sağladığı güven önünüzde hiçbir engel bırakmaz. Sırt, güç ve hafızanın
doğru kullanımını temsil eder. Güçsüz bir sırt, insanı yok edecek sürece
sizi sokar. Somut görüntüsü, kireçlenme, ağrılar ve kaymalar; duygu
dünyasında ise güvensizliktir. Bu, başka birçok olumsuzluğun da
kaynağıdır.”
Buda -
Şakya kabilesinin
bilgesi (Şakyamuni)
Siddhartha Gautama’nın aydınlanmaya
ya da uyanışa erdikten sonraki adı.
Buda’nın yaşamı
Buda’nın yaşamına ilişkin hiçbir kesin tarih ve olay
yoktur. Bu konuda vinaya ve sutta- pitakalar’daki dağınık bazı özyaşamsal
veriler dışında, günümüze en yakın kaynak, Budist şair Aşvaghosa’nın
buddha-carita’sıdır. (“Buda’nın yaşamı”, İ.S. I. yy.).
Çeşitli geleneksel kaynaklarda Gautama (Buda)’nın
yaklaşık İ.Ö. 560-480 arasında yaşadığı belirtilir. Gautama,
Himalayalar’ın eteklerindeki Lumbini ormanında doğdu. Babası Şuddhodana,
Kapilavastu kentinin yöneticisiydi. Annesi Maha Maya, çocuğun doğumundan
yedi gün sonra öldü. Gautama, sorunsuz bir çocukluk ve gençlik çağının
ardından evlendi ve bir çocuğu oldu. Ama, çevresindeki acılardan
etkilenerek 29 yaşında ailesini bıraktı ve çok sıkı bir çileye girdi.
Ne var ki, bu deneyden hiçbir manevi yarar elde
edemedi. 523 mayıs ayında (Vesaha) bir dolunay günü Ganj’ın kollarından
biri olan Nerancara’nın yakınındaki Uruvela’da bodhi ağacının dibinde
oturmuş ve derin bir murakabeye dalmışken birdenbire aydınlandı, “Buda”
oldu ve varolanların yasası anlamına gelen dharma’yı çevresindekilere
açıklamaya başladı. ‘Dharma çarkının döndürülmesi üstüne söylev’ diye
adlandırılan ilk konuşmasını Benares dolaylarındaki Mrigadaya denilen
ormanda yaptı.
" Buda'nın çileci arkadaşları
«Siz ki perhizi bozup nefsinizin isteklerine yenik düştünüz, nasıl olurda
tam ve aşılmaz aydınlanmaya ulaşmış, en yüce gerçeğe ermiş olabilirsiniz?»
diye sormuşlar.
Buda
çilecilere, «iki aşırı tutum
vardır, birincisi kendini isteklere, tutkulara hiç direnç göstermeden
kapıp koyuvermek, yalnızca nefis hazlarının peşinde koşmak; ikincisi
kendine gereksiz yere acı vermek, çilelere katlanmak, boşu boşuna nefsini
körletmektir.» demiş. Sonra «Bir de benim bulduğum bu iki aşırı
tutumun ortasındaki yol vardır. Ancak bu yoldan gidilirse insanın
gözleri açılabilir, anlayışa ve dinginliğe, iç suskunluğa, iç görüye,
gerçeklerin kavranmasına erişilebilir, Nirvana'ya götüren yol, işte bu
orta yoldur, ben de bu yoldan yürüyerek tam ve aşılmaz aydınlanmaya
eriştim.» diye eklemiş. Sözünü şöyle sürdürmüş:
«Bu yol, sekiz basamaklı yüce yoldur..
Sekiz basamağıysa: tam görüş; tam anlayış; doğru sözlülük; tam davranış;
doğru yaşam biçimi; tam çaba, tam uygulama; tam bilinçlilik; tam
uyanıklıktır.»
«Kardeşlerim yaşamdaki en temel gerçek
ıstıraptır (dukkha); doğum ıstırapla olur; yaşlanma ıstıraptır; hastalık,
ölüm ıstıraptır; istemediğimiz, tiksindiğimiz şeylerden kurtulamamak,
sevdiğimiz, istediğimiz şeylere sahip olamamam ya da onları yitirmek
ıstıraptır. Kısacası benliğimizi, bireyliğimizi oluşturan beş kümede
toplayabileceğimiz, yaşama dört elle sarılmamızın nedenleri ıstıraptır.
«Istırabın kaynağıysa insanı bir
doğumdan ötekine sürükleyen istekler ve tutkulardır. Bu isteklerin,
tutkuların peşinde gidenler bazen şunda, bazen bunda nefis hazlarında
doyum ararlar, yaşama, kalıcı olmayan şeylere dört elle sarılmaksa
duyumsuzluktan başka bir şey getirmez insana. «Kardeşlerim ıstıraptan
kurtulmanın yoluysa istekleri, tutkuları yok etmektir. Ta ki insanın
içinde hiç bir istek, hiç bir tutkuya yer kalmasın. Bu amaca götüren yola
gelince bu yol sekiz basamaklı yüce yoldur. Bunlar da tam görüş; tam
anlayış; doğru sözlülük; tam davranış; doğru yaşam biçimi; tam çaba, tam
uygulama; tam bilinçlilik; tam uyanıklıktır.
«İşte kardeşlerim, ıstırap ıstırabın
nedenleriyiz; ıstırabın yok edilmesi ve bu amaca eriştiren yol konusunda
benim bulduğum dört yüce gerçek bunlardır.»
[i]
Yavaş yavaş Buda’nın çevresinde bir cemaat (sangha)
oluştu. Bundan sonraki yirmi yıl boyunca öğretisini yoğun biçimde
Hindistan’ın kuzeydoğusundaki Ganj havzasında yaydı. Cemaat muson
mevsiminin üç ayını buradaki bir barınakta geçiriyor ve yılın geri kalan
aylarında yöre yöre dolaşarak vaazlar veriyordu. Daha sonraki olaylar için
kesin bir kronoloji yoktur. Bilindiği kadarıyla amca oğlu Devadatta
ölümünden 8 yıl önce onu öldürmek için bir tertip düzenlemişti. Buda 80
yaşına bastığı gün Kuşinagra’da eceliyle öldü. Cesedi yakıldıktan sonra
külleri 8 kişi arasında bölüşüldü ve stupalara kondu.
Buda’nın Öğretileri
Buda, kendisini görmeye gelen herkese -ki bunların
çoğu tüccardı- yasayı (dharma) sanskritçe değil, kendi yerel dilleriyle (prakrita)
öğretiyordu. Ona mal edilen ve ‘evam maya şrutam’ (duyduğuma göre)
başlangıç cümlesiyle oradan oraya nakledilen öğretisi şu büyük başlıklar
altında özetlenebilir: Atman (anatta) diye, yani benlik diye bir şey
yoktur, insanoğlunun içinde metafizik bir gerçeklik, yok olmayacak
herhangi bir şey yoktur. Bununla birlikte, eylemin (karman) etkisi
sürdükçe her varlık doğum ve ölüm çevriminden (samsara) kurtulamaz.
Yaşamak acı, hastalık ve ölümle belirlenen felaketten ayrı düşünülemez.
Bundan şu dört soylu gerçeğe varırız.:
1)
İnsan varlığı acılıdır;
2)
Bu acının kaynağı arzudur; ve ancak arzuyu
yenmekle acının üstesinden gelinebilir; Arzuyu yenmek için de Sekiz
Aşamalı Yolu izlemek gerekir: doğru görüş; doğru karar; doğru, gerçek ve
iyi söz; doğru davranış; doğru iş; doğru çaba; doğru bellek ya da dikkat;
temaşa (dört aşamalı: sevince dönen yalnızlık; iç huzuru getiren tefekkür;
vücudumuzu mutluluğa kavuşturan yoğunlaşma; mutluluğa ve mutsuzluğa karşı
ilgisizlikle ödüllendirilen temaşa.
3)
Varoluş koşullu üretim yasasına dayanır ve bu
yasa gereğince, her koşul bir başka koşuldan, o başka koşul da kendisinden
önceki koşullardan doğar. İlk koşul ya da durum bilgisizlik (avicca), son
koşul ya da durum ise felakettir. (ölüm)
4)
Yaşamın son hedefi nibbanadır. (nirvana)
Karma’nın ve dirilme zincirinin tükenmesinden sonra gelen nirvana durumu
‘üç mücevher’ ve ‘üç sığınak’ ile belirlenir.
Buda’ya sığınıyorum.
Yasaya sığınıyorum. (dharma)
Cemaate sığınıyorum. (sangha)
Bir söylentiye göre Buda ölüm döşeğinde şöyle
demiştir:
‘Koşullu her şey geçicidir. Görevinizi canla başla
yapmaya çalışın.’
İlk Konsiller
Barınaklarda toplandıkları muson dönemi dışında
keşişler sürekli dolaşırdı.
İlk Budacı konsiller geleneğe saygı sorunu üzerinde
duruyorlardı. İlk konsilin Buda’nın ölümünden hemen sonra Racagriha’da
toplandığı sanılır. Daha sonra çeşitli cemaatler arasında gitgide büyüyen
anlaşmazlıklar çıktı. İlk anlaşmazlık bilincin (citta) geçmiş ve gelecek
durumlarının gerçekliği konusunda sarvastivadinler ile vibhacyavadinler
(ilk theravadinler) arasında çıktı. Bu durumların gerçekliğini kabul eden
sarvastivadinlerin görüşleri mahkum edildi.
Başlıca Budacı okullarından - Theravada (sanskritçe
sthaviravada) Hinayana adıyla da bilinen bu okul ‘Eskilerin Yolu’dur ve
her cemaat üyesinin kendi çabasıyla nirvanaya ulaşabileceğini iddia eder.
Arhat, yani yatkın insan, Buda’ya sığınabileceği gibi, yalnız dharma’ya
uyarak nirvanaya varabilir. İ.Ö.5.yy.’da nirvanaya ulaşan Buda (Gautama)
bunu doğrulayan örneklerden yalnızca biridir ve öğrettiği yasa ona özgü
bir şey değildir.
Therevada’nın evrenbilimi ve ruhbilimi başlıca hindu
görüşlerinden yaptığı alıntılar üzerine kurulmuştur. Bununla birlikte,
yalnız insanoğlunun Buda olabileceğini gözönünde bulundurarak, insan
varlığının bütün öbür varlık biçimleri arasında ayrıcalıklı bir yeri
olduğunu ileri sürer.
Dhyana (Tefekkür), samapatti (Gerçekleşme)ve Samadhi
(Yoğunlaşma), theravada okulunda içerik ve uygulama açısından, hindu yoga
okullarına göre küçük bir farklılık gösterir. Chana ya da dhyana ahlaksal
ve zihinsel arınmayı hedefler. Gerçekleştirmelerin amacı algılamanın ya da
algılama yokluğunun da olmadığı bir duruma varmaktır. Yoğunlaşma sınırsız
evrensel bilince ulaşmadır ve bu da koşulsuz mutlak bir durum (asamskrita)
diye tanımlanan nirvanaya girişi sağlar.
Jung ve Eşzamanlılık
Freud ve dinamik psikiyatri
yukarı
www.meditatifdans.com
e-mail: bilgi@meditativedance.com
|