|
SIFIR BOYUTU
Sıfır boyutu
Nokta’dır; sonsuz küçük yere sahiptir. Nokta, uzayda değil, sadece zaman içinde
vardır. Geçmiş ve gelecek arasındaki anı, özneyi, sıfırı temsil eder.
Potansiyelliği temsil eder, buna karşın diğer dört uzay boyutu gerçeği
oluşturur. Sıfır boyutu doğal sayıların dünyasıdır. Konu olan nokta -an- Sıfıra
-saf bilince- işaret eder. Sayıları doğal rakamlardır. (1-9)
9 doğal sayı, nitelik ve
değişmezliğin temelidir. Tüm sayılar bu dokuz sayıya indirgenebilir. (365=14=5)
Bu yüzden bilinç kazanmak, dokuz temel kriteri anlamak ve soyutlamak anlamına
gelir. Bu dokuz kriter, Yahudi Kabalasında Tanrının 9 adı, Çinde ise Tao’nun
dokuz formu olarak ortaya çıkar.

BİRİNCİ BOYUT
Birinci boyut
Doğru’dur; sonsuz sayıda noktayı içine alır. Birinci boyut, geçici olarak,
Geleceği temsil eder. Sıfır boyutundaki ‘an’lar, bir yörünge oluşturarak
geleceği yaratır.
Birinci boyut,
tam sayıların dünyasıdır. Noktaların yani doğal sayıların hiçbir eki yoktur. Tam
sayılar eksi ve artıyı 10’a kadar birleştirir ve sayı doğrusunu oluşturur.
Tam sayılar yani
belirsiz gelecekteki rota, ekleme yoluyla –ki bu duyu / düşünce temellidir, ve
çıkarma yoluyla –ki bu ruh / yürek temellidir- oluşur.
İKİNCİ BOYUT
İkinci boyut,
Düzlem’dir; ör. kare..Sonsuz sayıda düz doğruyu içerir. Zaman açısından İkinci
Boyut Şimdiki Zamanı temsil eder. Birinci boyuttaki (Gelecekteki) anların
yörüngesi bir yuvarlağı ya da devrimi andırır.
İkinci boyutta
Rasyonel sayılar vardır. Rasyonel sayılar 3 noktaya bağlıdır, düzlemde dikey ve
yatay eksenlerle canlandırılır. Sayı düzlemi Pisagor geometrisinde de bilinmekte
ve ‘Chi’ olarak adlandırılmaktaydı.
Rasyonel sayılar
pozitif alanda bölmeyle, ve negative alanda çarpmayla meydana gelir. Sıfır,
Chi’nin merkezidir; Pisagorun izinden gidenler ve Platon tarafından Yaratıcı’nın
aracı olarak kabul edilir. Sayı düzlemindeki alanlar yalnızca ilk 10 sayı
içindeki kesirleri ve ürünleri kapsar. Bölme, düşüncenin temelidir; çarpma ise
ruhun sinerjisi.
ÜÇÜNCÜ BOYUT
Üçüncü boyut,
Katı Madde’dir, ör. küp. Sonsuz sayıda düzlemi (ya da kareyi) kapsar. Üçüncü
Boyut, geçici olarak, Geçmişi temsil eder. İkinci Boyutun (Şimdiki Zamanın)
yuvarlağı ekseni etrafında bir yarı zamanlık dönüş yapar ve Geçmişin küresini
doldurur.
Üçüncü Boyut Reel
sayıların dünyasıdır. Reel sayılar sıfırdan başlar ve aynı sayısal değerin
kesirlerini birleştirerek orantılar ve fonksiyonlar oluşturur.
Orantılar
devamlılığın ve harmoninin (uyumun) temelidir;
aynı değer içindeki parçaları sıfırla birleştirir.
Fonksiyonlar ise kesintilerin-devamsızlığın
temelidir. Bedenlerin ilişki içinde oldukları ürünleri birleştirir. (bu ilişkiyi
formulize eder.) Örneğin, atomu ele alırsak, elektron kabuklarını uzaklıkları
merkez köşegen 1-4-9-16’nın aldığı değerleri takip eder, ve her bir kabuktaki
muhtemel elektron sayısı –yani kapasite- 2-8-18-32 köşegenini izler. Ikinci
boyuttaki rasyonel sayıların, sıfır ve birinci boyutlardaki tam ve doğal
sayıların hepsi sayı doğrusu üzerinde sabit bir yere sahiptir. Buna karşılık,
üçüncü boyuttaki reel sayılar tamamen farklıdır; sayı doğrusu üzerinde
biryerlerde yer almalarına rağmen, burada sabit bir yere sahip değildirler.
Batıda matematiği geliştirerek yüksek bir sanat haline getiren eski Yunanlılara
göre, tüm sayıların sayı doğrusu üzerinde bir yerlerde sabit bir yeri olmalıydı.
Sabit bir yeri bulunmayan Reel sayıların varlığından yalnızca Pisagorcular
içinde bir kaç bilgin haberdardı ve bu bilgiyi gizli tutmaya yemin etmişlerdi.
Bu, günümüzde Pisagor teoremi yardımıyla kolayca anlaşılabilir:
Ckare=Akare+Bkare
Pisagor teoremi
rasyonel sayıları örnekler. Peki hem A hem de B 1’e eşit olduğunda ne olur? Bu
durumda C, 2’nin kareköküne eşittir ki bud a irasyonel bir reel sayıdır. Bu
sayı, hiçbir zaman tekrarlanmadan sonsuza dek gider: 1.41421..Bu, hiçbir zaman
sonu gelmeyen bir sayıdır ve sayı doğrusu üzerinde belirli bir yeri yoktur.
Sürekli devam eden fakat tekrarlanan, bu yüzden de sayı doğrusu üzerindeki yeri
tam olarak belirlenebilen 0.3333333 gibi sonsuz bir rasyonel sayının aksine, bir
reel sayının ancak yaklaşık yerini bilebiliriz. Reel sayılara Pi’yi (bir
çemberin çevresinin çapına oranı) ve herhangi bir asal sayının karekökünü örnek
gösterebiliriz. Bu reel sayıların hiçbir zaman sonu gelmez ve tekrarlanmaz.
DÖRDÜNCÜ BOYUT
Dördüncü boyut,
uzay-zaman erimi-çeşitliliği, aslolan gerçekliktir. Dördüncü boyutta evrende
bulunan sonsuz sayıda madde birbirleriyle zaman ve enerji yoluyla ilişki
içindedir. Zaman alanında, Dördüncü Boyut üçüncü boyutun (geçmiş zamanın)
hareketini devam ettirerek, kesirsel uzay-zaman erimini oluşturan bir dalga
meydana getirir.
HİPERKÜP
Dördüncü boyut
geometric olarak fraktallar ve Hiperküple ifade edilir. Hiperküp, matematikte
dördüncü boyutu iki boyutla temsil etmeye yarayan bir semboldür.

Hiperküpün
merkezinde öz-kişilik bulunur. Hiperküp, merkezinden uzanan 8 köşegenle
evrendeki herşeyle ilişki kurar. Dördüncü boyuttaki sonsuzluk, ilişkilerdeki bu
sonsuzlukta yatar. Bu, parça –fraktal ölçümleriyle ifade edilebilir; sonsuz
küçükten sonsuz büyüğe, diğer boyutlara dikey olarak ve onların aralarındaki
aralıkları ya da parçasal-fraktal boyutları kapsayarak. Bu ölçütler büyüklük
açısından bir atomun boyutundan bir galaksinin boyutuna kadar uzanır.
Hiperküp, merkez
noktasını oluşturan 4 köşegenle kesilir. Bilinç halinde, merkez noktası kimliği
ya da kişiliği-özü temsil eder. Bu dört köşegen sırasıyla,
1-5. Madde
2-6. Bilinç
3-7. Enerji
4-0. Kişilik
Organizasyonunu temsil eder.
Dördüncü boyut,
karmaşık sayılar ve fraktalların dünyasıdır. Diğer boyutlardan farklı olarak,
dördüncü boyut yaşadığımız gerçek dünyadır. Dördüncü boyut, İnsan ve Doğanın
uzay-zaman erimini oluşturur; burada geri beslenmeye bağlı olarak sabit-kararlı
bir değişim vardır. Mandelbrot’un da keşfettiği gibi, dördüncü boyut yalnızca
ilk üç boyutu içermekle kalmaz, aralarındaki boşluklar ve aralıkları da –fraktal
boyutları da- kapsar.
yukarı
www.meditatifdans.com
e-mail: bilgi@meditativedance.com
|